Türü Sevdiren Oyun: Ori and the Will of the Wisps
Metroidvania türünü hiç sevmiyorum. A noktasından B noktasına bir yolculuğa çıkmak istiyorum. Metroidvania ise bana bol bol backtracking(gezdiğin yerleri tekrar gezmek) yaptırıyor. Gezdiğim yerlere geri dönüp tekrar tekrar dolaşıyorum. Oyunda ilerleme hissini yaşayamıyorum gibi geliyor. Üstelik gezdiğim yerleri de rahat rahat dolaşamıyorum. Özel bir engel oluyor ve o engeli şu anki yeteneklerimle geçemeyeceğimi söylüyor. Orayı aklında tut da o yeteneği kazanınca buraya geri gel. Hop … Okumaya devam et Türü Sevdiren Oyun: Ori and the Will of the Wisps
Bu Diziyi Erteleyeceğime Taş Olsaydım: Fleabag
Çok uzun zamandır bu dizi beni izle dercesine kendini önüme atıp duruyordu, sürekli bir yerlerde Fleabag ile burun buruna geliyordum. Öncelikle çok fazla binge-watch yapabilen biri sayılmadığımı belirtmek istiyorum. Bir sonraki söyleyeceğim şey ise, bu diziyi 1 günde bitirdim neredeyse. Bu bile dizi hakkında çok fazla ipucu verir nitelikte. Dizinin başından ayrıldığım en fazla birkaç saatlik kısa zamanlarda ise dizinin etrafımı çevrelediği atmosferden kolay kolay … Okumaya devam et Bu Diziyi Erteleyeceğime Taş Olsaydım: Fleabag
Gerilmekten İzleyemedim: The Invisible Man
Venom: Zehirli Öfke’nin ağzımızda bıraktığı acı tadı geçiren Upgrade’in yönetmeni Leigh Whannel, yeni filmi The Invisible Man ile geri dönüyor. H. G. Wells’in The Invisible Man adlı kitabından uyarlanan film, acaba yaratıcı bir şekilde konusunu işleyebilmiş mi? İmdat Çığlığı The Invisible Man, beklediğimden çok daha iyi bir film olarak karşıma çıktı. İncelememize devam etmeden önce filmin konusuna ufak bir değinmemiz gerek. Filmin ilk 10 dakikasından … Okumaya devam et Gerilmekten İzleyemedim: The Invisible Man
Konular ve Ötesine: Neler oynadım, Nasıl gidiyor?
Evde kalıp kendimizi dört duvar kalelerimize kapattığımızdan beri elimde beklettiğim ve yeni aldığım pek çok oyuna göz atmak için fazlaca fırsatım oldu. Kimi zaman yarıda bıraktığım, aynı anda pek çok oyunu doyumsuzca oynamaya çalıştığım, o oyundan bu oyuna atladığım oldukça hareketli (dürüst olalım, fazlasıyla hareketsiz) bir sürece girdim. Tabi ki fazlaca boş vaktin ve bunca oyunun karışımından ortaya yeni bir şey çıktı; video oyunları hakkında … Okumaya devam et Konular ve Ötesine: Neler oynadım, Nasıl gidiyor?
10 Yıllık İntikam: God of War III İnceleme
Neden bu kadar geç oynadım? Sparta’nın Hayaleti Kratos… Adını sürekli duyduğum ama bir türlü tanışmaya fırsat bulamadığım bir karakterdi Kratos. Kratos ile tanışabilmek için yakalayabildiğim tek şans PSP oyunlarıydı. Gow: Ghost of Sparta ve Gow: Chains of Olympus oyunlarını zevkle bitirmiştim bitirmesine de… Ana oyunlarına elim bir türlü gidememişti. Playstation 2 ile God of War II’ye birazcık bakabilmiştim o kadar. Ardından yıllar geçti, Savaş Tanrısı … Okumaya devam et 10 Yıllık İntikam: God of War III İnceleme
Yeni Favori Animasyon Filmim: Onward
Dan Scanlon’un yönettiği, Chris Pratt ve Tom Holland’ın seslendirme kadrosunda harika bir kimya ortaya çıkarttığı Onward için hiç şüphesiz favorilerim arasında kendine en ön sıradan yer buldu diyebilirim. Zaten devam filmleri ve remakelerin işgaline uğrayan animasyon dünyasında son zamanlarda dişime göre bir şey bulamıyordum. Fragmanları ve görsellerini gördüğümde bende heyecan dalgaları yaratmış olan Onward, beklentilerimin üzerine büyük bir ivme ile çıkmayı başarıp beni oldukça şaşırttı. … Okumaya devam et Yeni Favori Animasyon Filmim: Onward
DUNE Filminden Ne Beklemeliyiz?
Villeneuve’ün yönetmenliğini yaptığı DUNE filminden yeni görüntüler ortaya çıktıkça ortalığı baharat ve hype kokusu sardı diyebilirim. En başta Timothee Chalamet’in üstleneceği Paul Atreides’in bir görseli ile nefesimiz kesilmişti, arkasından da bu görseli Leto Atreides, Lady Jessica Atreides, Chani, Duncan Idaho, Liet Kynes gibi önemli karakterler takip etti. Peki şu ana kadar DUNE nasıl görünüyor, bahsi geçen bu karakterler nasıl görünüyor, neler beklemeliyiz ve bu beklentilerimiz … Okumaya devam et DUNE Filminden Ne Beklemeliyiz?
Atmosferik Bir Savaş Deneyimi- Dunkirk
Uçsuz bucaksız deniz, öyle sonsuz duruyor ki sadece bakmakla bile nefesiniz kesiliyor. Kemik tozuyla kaplanmış gibi duran kumsal, denizin ayakucuna bir çarşaf gibi ilişmiş. Zamanın ve her şeyin gerçekliğinin ağırlığı etrafınızı sarmış. Dunkirk, atmosfer olarak öyle güçlü bir film ki, bir hapishaneye dönüşmüş sahilin, bu hapishanenin gardiyanı olan denizin, güneşi ardına saklayan kasvetli bulutların filmden çıkıp boğazınızı sıkmaya çalıştığını hissediyorsunuz. Sürekli gerginlik yaratıp sizi izlerken … Okumaya devam et Atmosferik Bir Savaş Deneyimi- Dunkirk
Mount & Blade II: Bannerlord Oynamalı mıyız?
8 yıllık bekleyişin ardından Mount & Blade II: Bannerlord sonunda çıktı ve 43 saatlik deneyimimle oyunu sizlere yorumlamak istedim. Mount & Blade II: Bannerlord, ne kadar eğlenceli olsa da gerçekten 8 yıllık bekleyişin karşılığını verebiliyor mu? Mount & Blade: Warband’i ne kadar sevsem de kendisine yeteri kadar zaman ayırdığımı, oyuna doyduğumu düşünüp yıllar önce oynamayı bırakmıştım ve yeni çıkacak olan Bannerlord’u beklemeye koyulmuştum. Yıllar geçtikçe … Okumaya devam et Mount & Blade II: Bannerlord Oynamalı mıyız?
Tekrar Tekrar İzlediğimiz Fragmanlar – 1
Bazı fragmanları öyle severiz ki tekrar tekrar izlemekten kendimizi alıkoyamayız. Bir filmi izledikten sonra bile fragmanı unutmamız bazen mümkün olmaz. Müziğiyle kurgusuyla sizi ekrana kitler ve her hatırladığınızda açıp bir daha izlersiniz. Bu listede tekrar tekrar izlediğimiz film ve animasyon fragmanlarını konuşacağız. Sevdiğimiz bütün fragmanları bu listeye sığdırmak imkansız olacağından buna “1” adını verdim. Tahminimce her listede 5-10 fragmana değiniriz ve ilk fragmanımızla başlayalım: Logan … Okumaya devam et Tekrar Tekrar İzlediğimiz Fragmanlar – 1