10 Yıllık İntikam: God of War III İnceleme

Neden bu kadar geç oynadım?

Sparta’nın Hayaleti Kratos…

Adını sürekli duyduğum ama bir türlü tanışmaya fırsat bulamadığım bir karakterdi Kratos. Kratos ile tanışabilmek için yakalayabildiğim tek şans PSP oyunlarıydı. Gow: Ghost of Sparta ve Gow: Chains of Olympus oyunlarını zevkle bitirmiştim bitirmesine de… Ana oyunlarına elim bir türlü gidememişti. Playstation 2 ile God of War II’ye birazcık bakabilmiştim o kadar. Ardından yıllar geçti, Savaş Tanrısı Kratos’u arkamda bırakmam gerekti, ta ki God of war (2018) oyununa kadar. Playstation 4’e sahip olamasam da bu oyuna bir hayli heyecanlanmış ve hemen oynamak istemiştim. Konsolu alabildim ve büyük bir keyifle oynadım. Hemen hemen her şeyinden çok memnun ayrılsam da önceki oyunların nasıl olduğunu merak etmeden duramadım.

Güncel oyunlardan boş zaman bulduğumda mutlaka oynarım dediğim God of War III: Remastered’ı, Corona yüzünden karantinaya girdiğimiz bu zamanlarda da oynamayacaksam ne zaman oynayacaktım ki? PSN Plus kullanmadığım için oyuna da sahip değildim ve indirimi de görünce hemen satın alıp, indirmeye koyuldum.

Epiklik ve daha fazla epiklik

God of War III oynamaya başlarken aldığınız ilk nefesten, oyunu bitirirken ki son nefesinize kadar aksiyon ve epiklik dolu. Bu konsantre edilmiş aksiyon ve epiklik o kadar yüksek dozda ki gördüklerinize inanamayacaksınız. Tabii yüksek dozda olan tek şey sadece aksiyon ve epiklik değil, vahşet de bir o kadar yüksek. Hatta sanki biraz fazla yüksek. Özellikle Gow 2018’den sonra gereksiz fazla vahşi geldi. Kratos, büyük bir öfkeyle her bir düşmanından intikamını alıyor; ekrana bağırsaklar, kalpler ve birtakım başka organlar fışkırıyor. Yani Tanrıları döverken böyle olmasını elbette bekliyordum ama normal askerleri döverken de uzun uzun animasyonlar eşliğinde organlarını parçalamamız biraz fazla geldi. Ama hemen beni yargılamayın, şimdi seveceğiniz kısma doğru geleceğiz. Başta bu vahşet dozu fazla gelse de oyun ilerledikçe bu vahşete ve öfkeye ortak oldum. Oyunun zorluğu yüzünden düşmanlarıma sinir olmaya başlarken bir yandan da ihanetlerden dolayı daha da sinirlenmiştim. Kratos ile birlikte öfkelendiğimde bu vahşet seviyesi inanılmaz tatmin edici oldu.

God of war 3’ün epikliğinden bahsederken müziklerine de değinmezsek olmaz. 10-15 saatlik bir oyun olmasına rağmen müziklerinin kulaklarıma kazılması bile bahsedilmeye değer olduğunun bir kanıtı. Sinematografisiyle sizi büyüleyen sahneleri, harika müzikler de tamamlayınca epiklik konusunda tamamen mükemmel oluyor. Müziklerinin iyiliğini kelimelere dökemiyorum, sizleri hemen yukarıdaki “overture”a davet ediyorum.

Değişen Etkileyici Atmosferi

God of war serisinin en güçlü yanlarından biri de hiç şüphesiz harika verdiği atmosferdir. Cehennem’e gittiğinizde gökyüzünden aşağıya yağan insanların çığlıklarını duyuyorsunuz. Cehennem’de ilerlerken sağınızdan ve solunuzdan çocuklar aşağıya düşüyor. Çocuk çığlıklarını, bebek inlemelerini duydukça atmosferin harikalığı karşısında ağzınız açık kalıyor. Cehennem dışında diğer bölgelerin de bir hayli iyi olduğunu söyleyebiliriz. Kamera açısının geniş olmasıyla God of war 3 bizi güzel manzaralara tanık ediyor. Ayrıca bu manzaralar hikaye ilerledikçe değişiyor, Tanrıları öldürdükçe dünyadaki düzenin nasıl bozulduğunu görebiliyorsunuz. Kratos’un intikam ateşi yüzünden tüm dünya zarar görüyor. Denizler taşıyor, şehirler yok oluyor, fırtınalar çıkıyor…

Olağanüstü Bosslar

Gow 3, etkileyici atmosferini bize bosslarla da veriyor. 2 km boyunda bir devin vücudunda gezerken gözlerime inanamadım. Kamera uzaklaşıp Kronos’un afallatıcı devasalığını gösterdiğinde elbette ki etkilendim. Böylesine bir sahneyi yapmak için çok çaba harcayıp harika bir iş çıkarmışlar. Aklıma en çok kazınan bosslardan biri olacak. Bu arada sadece Kronos değil, diğer bossların da çok epik savaşlarının olduğunu söylemeliyim. Overture alttan alta çalarken bu bosslara dişinizi geçirmeye çalışmak bir hayli eğlenceli.

Kocaman evrende küçücük bir yeri görüyoruz

Star Wars filmleri nasıl kendi evreninin içinde küçük bir yerde hapsolmuş şekilde hikaye geliştiriyorsa benzer sorun God of war’da da var gibi geliyor bana. God of war (2018) ve God of war 3’de de hissettim bunu. Çok geniş bir mitolojinin sadece küçük bir kısmını hikayenin temeline kuruyor. Elbette bunu yapabilir, her şeyi kullanacak diye bir şey yok. Ancak asıl sorun burada değil zaten, asıl sorun hikayenin ilerleyişi. Yeni Gow’da da eski Gow’larda da hikayelerin ilerleyişi inanılmaz kısıtlı. Bu kısımdan sonrası spoiler içerir.

Gow 3’te oyun boyunca Pandora Box’ı ararken 3-4 tane Tanrı dövüp Zeus’a ulaşıyoruz. Güncel Gow’da ise Baldur gibi çok yan bir Tanrının kişisel hikayesine şahit oluyoruz ve onu pataklıyoruz. Bu açıdan bakınca konu olarak, olay örgüsü olarak biraz kısa gibiler. God of war 2018’de Thor, Surtr veya Odin’i doğru düzgün göremedik bile, yine de Gow 2018’de en azından Mimir sayesinde evrene dair birçok bilgi ediniyoruz ve Atreus ile Kratosun aralarındaki ilişkinin ilerleyişini de görüyoruz. Karakterlerin derinleşmeleri sayesinde hikaye biraz daha ilerleyebiliyor.

Hala gideri var mı?

2010’da çıkan bir oyun olmasına rağmen güncel oyunlara taş çıkartabilecek kadar iyi diyebiliriz. Grafikleri biraz fazla yaşlanmış ancak oynanış çeşitliliğinden şaşırtıcı derecede memnun kaldığımı söylemeliyim. Oynanışta hafif hantallık var gibi gelse de alıştıkça o his kayboluyor. Eğer Yunan Mitolojisi’ne ilginiz varsa ve hala oynamadıysanız kesinlikle denemelisiniz.

God of War 2018 ile seriye yeni bir soluk getirebilmişler mi? Yoksa eski oyunlar daha mı iyi?

God of war 3 oynarken gözüme en çok çarpan şey oyunun yüzeysel olmasıydı. Kratos’un sadece öfkeli düz bir karakter oluşu oyunun genelini de yüzeyselleştiriyor. Önümüze gelen her şeyi vahşice keserek ilerliyoruz, 10-15 saatlik aksiyon dozumuzu alıp çıkıyoruz. God of war 2018’de ise Kratos sakinleşmiş, bilge bir adam olmuş. Karakterin derinleşmesiyle birlikte oyunun evreni de genişliyor ve bu genişleyen evreni sizlere Mimir anlatıyor. Derinleşen Kratos’un oyun boyunca daha da derinleşmesine, iyi bir baba olma çabasını görüyoruz. Çocuğuna nasıl davranması gerektiğini, iyi bir baba olmanın nasıl bir şey olduğunu bizlere gösteriyor. Hem de kim gösteriyor… KRATOS! KRATOS! Evet, öfkesine yenik düşen, intikamı dışında her şeyi görmezden gelen, bencil, sığ bir karakterin nasıl olgunlaştığını görüyoruz ve bununla da kalmayıp bize harika öğütler veriyor.

Vahşilik dozunu azaltıp hikayenin dramatik yapısına yoğunlaşmak bence çok daha derin bir evren kurmalarına imkan sağlamış. Ama bu elbette ki çok riskli bir karar, hayran kitlesini seriye karşı küstürmüş bile olabilirlerdi. Cory Balrog bu riskli karara karşı göğüs gererek dimdik durmuş ve harika bir oyun çıkartmış.

10 Yıllık İntikam: God of War III İnceleme” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın