Netflix’in Bu Serisini Kesinlikle Gözden Kaçırmamalısınız: Aggretsuko

Hepimiz bazen işler yolunda gitmiyor gibi, kendi hedeflerimizden çok uzakta, idealimiz olmayan bir yaşantıyı sürdürüyor gibi hissederiz. Çevremizdeki olaylar ve insanlar ilmek ilmek boğazımıza dolanıp bizi sıkmaya başlar. 25 yaşında, zor şartlar altında bir ofis çalışanı olan Retsuko da iş hayatının kendisini hırpalaması ile başlayan ve saymakla bitmeyen sorunlarına karşı böyle hissediyor. Tam da bu sebepten, daha en başta Retsuko’da, onun canını sıkan şeylere karşı tepkilerinde, yerlerde sürünen öz güveninde kendinizden bir parça bulmak hiç zor olmuyor. Bir kırmızı panda olan sevimli mi sevimli Retsuko’nun öfkelendiği şeylerle başa çıkmak, hayatın stresini üzerinden atmak içinse kendince harika bir çözümü var. Death metal karaoke!

Serinin başında Retsuko’yu kendinizle özdeşleştirerek, yüzünüzde tebessümler eşliğinde izliyorsunuz. Sonrasında hikaye dallanıp budaklandıkça ve karakterimizi daha yakından tanımaya başladıkça bir anda yakın bir arkadaşınız gibi oluveriyor. Sanki Retsuko ile aynı masaya oturup kahvelerinizi yudumluyor ve siz daha konuşmadan Retsuko her sorununuzu anlıyor gibi hissediyorsunuz. Retsuko, çiğ çözüm önerileri sunmaksızın sizi dinliyor ve bu sorunun kendi hayatındaki yerini size gösteriyor. Birlikte gülüyorsunuz.

Aggretsuko’nun kendi mizah anlayışında eritip güzelce seriye yedirdiği, sizi güldürürken aslında değindiği, eleştirdiği şeylerin ne denli vurucu olduğunu da gözden kaçırmamalısınız. İş hayatının zorlukları ve adaletsizlikleri, kadınların karşısına bu noktalarda bir duvar gibi çıkan sıkıntıları en kendine özgü şekilde gündeminde tutmayı başarıyor.

Aggretsuko her bir karakteri farklı bir hayvan olarak yansıtıyor ve bu hayvanlar da rastgele seçimler değil. Örneğin Retsuko’nun hayatını cehenneme çeviren, ırkçı ve anlayışsız patronu bir domuz kullanılarak temsil edilmesi bunu ve serinin aslında modern bir Hayvan Çiftliği metaforu oluşunu bariz bir şekilde gözler önüne seriyor.

Hazır karakterlere elimiz değmişken, onların da çevrenizde rastlayabileceğiniz gerçeklikte fakat bunu kendi aynasıyla bize daha eğlenceli bir şekilde yansıttığını söylemeden geçemeyiz. Karakterlerin her biri Retsuko’nun hayatında farklı yönlerde ve farklı şekillerde yer buluyor. Ayrıca Netflix’in Aggretsuko’su birbirinden tamamen farklı karakterler yaratmakta da eli bol davranmış. Onları tanımak ve Retsuko’nun hikayesine onlara birlikte eşlik etmek gerçekten çok keyifli.

Eğlenceli ve içten karakterleri, hayatın içinden eliyle seçtiği parçaları seyircisini başından kaldırmayacak kadar başarılı bir akışla sunan bu anime serisini kolaylıkla gözden kaçırmış olmanız mümkün, bizce gitmeli ve Retsuko’nun arkadaşlarından biri de siz olmalısınız. Sıkıcı, gri veya üzüntülü günlerden geçiyorsanız bu kısa seriyi izlemek içinizi ısıtacak, size bir parça çikolata ikram edecektir.

Ben, izlediği her şeyi 5 bölüm içerisinde bırakıp devam edemeyen sabırsız biri olarak; benim için oldukça kısa sayılabilecek bir süre içinde halihazırda Netflix’te yayınlanmış olan 2 sezonu adeta yiyip bitirmiş, dibini de ekmekle sıyırmıştım. Bittiğinde ise doygunluğa ulaşmaktan çok uzaktaydım ve daha fazlasını izlemek istiyordum. Siz de izler ve benim gibi daha fazlası için mecnun olursanız, Netflix’in 3. sezon için yeşil ışık yaktığı haberini sizlerle paylaşmak isterim. İyi seyirler!

Bir Cevap Yazın