Ghost of Tsushima: Bir Neslin Sonu

Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik. PlayStation 4’ün son exclusive oyunu olan Ghost of Tsushima’yı da oynadık. 8. nesil konsollara veda ederken Gow gibi PlayStation’ın klasik oyunlarından biriyle karşılaşırız diyordum ancak renkli yağlı tablolarıyla Tsushima rüzgar gibi estirdi…

Ghost of Tsushima senden ne beklemeliyiz?

Ghost of Tsushima, daha çıkmadan en çok kafamı karıştıran oyunlardan biri oldu. Oyunun çıkışını beklerken düşüncelerim tekrar tekrar değişti. Önce çok derin bir hikayesi olan, çizgisel ilerleyip ara ara sandbox dünyalara doğru bizi özgür bırakan bir oyun olduğunu düşünmüştüm. God of War kadar klasikleşmeye doğru ilerleyecek, herkesten 100/100 puan alabilecek bir oyun gibi gelmişti. Daha sonra yayınlanan fragmanlar ise evet ilgi çekiciydi ama odak noktam Last of Us Part II olduğundan pek odaklanamıyordum. Son yapılan State of Play ile birlikte Ghost of Tsushima’ya karşı ne beklemem gerektiğini tamamen anlamış ve biraz üzülmüştüm. Aslında içten içe korkarak beklediğim şekildeydi…

Ghost of Tsushima’nın son fragmanıyla birlikte oyun tam olarak kafama oturmuştu. Eskiden aşık olduğum ama artık oynamaktan yorulup bıktığım şekilde formüle bağlı kalarak outpost temizle, harita aç, yüzlerce boş etkinliklerde boğul diyerek oyuncuyu açık denize bırakan diğer oyunlar gibi duruyordu. Ayrıca herkes hikaye mutlaka iyi olmalı dese de ben köy konseptlerini sevmediğimden hikayeyi hafife alıyordum. Ne olabilir ki? Karşı köy dedemi öldürdü, töre devam etmeli diyerek et yığınlarını parçalara ayıracaktık. Oynarız geçeriz, bazı noktalarda eğlenceli olur herhalde diyerek beklemeye koyuldum. Evet, 17 Temmuz’da oyun çıktı ve gerçekten de beklediğim şekilde sıkıcı ve basit formülle yaratılmış açık dünya oyunuydu. AMA! İşte duymayı beklediğiniz şeyi burada söylüyorum. Ghost of Tsushima’yı oynarken çok ama çok eğlendim!

Samuray Temasını Oynanışa Nasıl Yedirirsin?

Temasının da etkisiyle birlikte temelde alışık olduğumuz açık dünyaya sahip olmasına rağmen çok eğlenceli bir oyun olmuş. Gözlerimizi sürekli minimape baktırmak yerine zekice bir fikir bularak temaya uygun bir yol gösterici bulmuş. Rüzgar sizi görevinize doğru götürüyor. Bir yerden bir yere gitmek de bu sayede daha keyifli oluyor. İlk defa duruş değiştirdiğimiz bir oyunun da böylesine oturmuş mekaniklere sahip olduğunu gördüm. Nioh’da pek aklıma yatmamıştı ancak Tsushima da her duruşun avantajları ve dezavantajları var. Savaş esnasında da bu duruşlar arasında dans etmek size öyle iyi gelecek ki tekrar tekrar savaşa girmek isteyeceksiniz.

Ekipmanlar kısmı elbette ki Marvel’s Spider-man kadar detaylı değil ama var olanlarla birlikte gayet yeterli buldum. Zaman zaman kılıcıma sarılmak yerine kunai, yapışkan bomba, barut bombası, patlayan ok, alevli ok, sis bombası ve diğer araç gereçlerimi kullandım. Toplu duran düşmanlarıma karşı ilk başvurduğum yol, Batman gibi ekipmanlarımdı. Kalabalık düşmanlara karşı bu ekipmanları kullanma fırsatını bir kez bile kaçırmadım. Ekipmanlar dışında da elbette ki “Teke tek dövüş” sistemi var. Filmlerde gördüğümüz samuray gibi düelloya giriyor ve doğru zamanlamayla rakibinizden hızlı olmaya çalışıyorsunuz. Genel olarak oynanış beklediğimden de güzeldi. Tırmanma ve ip kullanma mekanikleri daha fazla detaylandırılıp platform ögeleri oyunun haritasına yayılsaydı çok daha iyi olurdu ama şu anki hali bile yeterli diyebiliriz Oyunu asıl oynama amacım ne hikayeydi, ne başka bir şeydi. Oynanış o kadar keyifliydi ki sürekli savaşmak ve kan akıtmaya devam etmek istedim. Pusatımı kenara bırakıp tozlanmasını bekleyemezdim.

Tsushima Adası’ndaki Hayalet

Tamamen spoilersız olarak devam edeceğiz. Savaşı kaybeden samurayların umudu yokken ana karakterimiz Jin Sakai halkın umudu oluyor diyerek hikayeyi özetleyebiliriz. Burada güzel olan şey tek başımıza adayı kurtarmaya çalıştığımız için gizlilik öne çıkıyor ve stealth adam öldürmek samuray şerefine yakışmıyor. Bazı insanlar size samuray gibi şerefli savaş derken bazıları da Superman gibi umut ışığı olarak sizi görüyor. Nasıl öldürdüğünüzü önemsemiyor, kurtarın bizi yeter diyorlar. Siz oynanış olarak da iki türlü de oynayıp hangisini daha çok yapıyım kararsızlığı yaşarken oyun da sizi köşeye sıkıştırıp duruyor. Ama işte burada üzüldüğüm bir durum var, keşke hikaye benim oynayışıma göre değişseydi, bu fırsatı nasıl kaçırırlar? Ben stealth ilerlersem hayalet, savaşarak geçersem samuray olarak hikaye yönlendirebilirdi beni ki Sucker Punch bunu inFamous Second Son’da yapmıştı. İyi veya kötü güçleri kullanarak hikaye seçimlerini de oynanışı da etkileyebiliyordun. Acaba Tsushima’da da mı öyle yapsalardı?

Dürüst olmam gerekirse hikaye beklediğimden daha sürükleyiciydi. Jin Sakai karakterini de bu kadar benimsemeyi beklemiyordum. Karakterin motivasyonunu da Japonca seslendirmesini de çok sevdim. Yine de diğer oyunlarla karşılaştırsak ortalama bir oyun hikayesi desek pek yanlış olmaz. Temponun bazen çok düşüp bazen çok hızlanması canımı sıksa da finale ilerledikçe yükselmesi keyifliydi. Finali de beni tatmin etmeyi başardı.

Devam etmeden önce özellikle yan görevlerle ilgili sevmediğim kısımdan bahsetmek istiyorum. Bazı görev zincirlerinin Türk Dizileri gibi uzadıkça uzamasından hoşlanmadım. Tomoe görevlerini büyük heyecanla oynayıp, Tomoe ile savaşmayı isterken görev uzadıkça uzuyor içimdeki istek giderek azalıyor. Bazı görevler de o hikayeye katkı bile yapmıyor. Gidip kamp temizliyorsunuz, burada değilmiş kaçırdık diyor 35. kere, sonra da tüh falan diyip görevi bitiriyorsunuz. Neyse ki son kısımlara doğru tekrar toparlıyor ama ben olsam 9 görevlik bir zincirden ziyade 6-7’lik bir zincire dönüştürürdüm.

Hoş Geldin 2011

Hikayenin kusurları olsa da tatmin edecek kadar da yeterliydi ancak sinematikler için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Hikaye sunumu o kadar kötü ki 2011’e kadar geri gidip onlarla karşılaştırabiliyorum teknik anlamda. PS3’teki Uncharted 3 mü yoksa Ghost of Tsushima mı hangisi güncel olan oyun emin bile olamıyorum. The Last of Us Part II oynarken filmlerden bile daha iyi olan sinematik sahnelerinin zaten var olması gereken bir şeymiş gibi ele almıştım çünkü günümüzün getirdiği imkanlar sayesinde gayet kolay gibi görünüyordu. Ghost of Tsushima ile birlikte The Last of Us Part II’ye şükürler olsun dedim.

AC: Origins gibi 2 karakter birbirine donuk ve ruhsuz bir şekilde bakıyor, ağız hareketleri konuşmalarına uyumsuz bir şekilde hareket ederken neredeyse mimiği olmayan cansız bedenlere bakıyorsunuz. Kamera da bunları sizden saklamak için suratlardan uzak duruyor ya başka uzaktaki dağları çekiyor ya da uzaktan karakterlerimizi gösteriyor. Tabii buradaki asıl suç kaplamaların düşük çözünürlüğe sahip olması. Bu kadar yaprak parçacıkların havada uçması, bitki örtüsünün fazlalığı ve çizim mesafesinin aşırı uzun olmasından dolayı kaplamalardan fedakarlık yapmak zorunda kaldıklarını düşünüyorum. Madem kaplamalar düşük, neden in-game sinematik yapmayı tercih ettiler ona anlam veremiyorum işte. Eski oyunlardaki gibi pre-rendered sinematik izlesek daha iyi olmaz mıydı?

Texture(doku) düşük çözünürlüklü olsa da manzaralar yağlı tablolar kadar büyüleyici olduğunu söylesek şaşırır mıydınız? Tek bir ögeye odaklanmak yerine tüm manzaraya bakarsanız büyüleyici bir atmosfer sizi bekliyor. Müzikleriyle birlikte oyunun en güçlü yanlarından biri o manzaralar diyebiliriz. Oyun da bunun farkında ki gördüğüm en detaylı fotoğraf modunu yapmışlar. Mevsimi, havayı, saati hemen hemen her şeyi değiştirebiliyorsunuz.

Hoş Geldin 2011 dememizin asıl sebebi

Eski oyunlarda animasyon göstermemek için ara sahnelerde siyah ekran görürdük ve o animasyonun gerçekleştiğini kabul ederdik. PS2’de PS3’de bu tamam da 2020 yılında PS4’ün son oyunu gerçekten böyle olmamalıydı. Hele hele The Last of Us Part II’de her şeyin animasyonu olduğunu gördükten sonra Sucker Punch biraz üşengeç gibi geldi. Animasyon yapmaya uğraşmayalım diyerek salmışlar gibi. Kayık sürerken, kapı açarken, bir yere saklanırken siyah ekran giriyor ve sanki animasyon olmuş gibi yapıyorsunuz. Her görev başında ve görev sonunda uzun uzun ekranlar izlemek de basit bir rehine kurtarırken bile siyah ekran girip sonrasında 1 cümle diyalog duyup sonra tekrar siyah ekranı izlemeye zorunda kalmak da cidden bunalttı.

PS4’ün exclusive oyunların güzelliği tek bir konsola çıkıp hava atmak değil, tek bir konsola özel olarak yapıldığı için ekstra makyajlı, ekstra özenli yapılıyor oluşu exclusive oyunları değerli yapıyor. Bu makyaj kısmını Tsushima’da biraz eksik bulduğumu söylemeliyim. Last of Us Part II, Gow veya Marvel’s Spider-man kadar makyajı yapılmamış gibi duruyor. Her an bug olacak gibi oluyor, etraftan hatalı kaplamalar fışkırıyor, acaba 1-1.5 yıl daha süre verip bu oyunu klasiklerden biri yapmak daha iyi olmaz mıydı?

Görüşürüz Eski Dostum

Tsushima biterken kalbimi büyük bir hüzün kapladı. Eski dostum PlayStation 4’ün son exclusive oyunuydu. Hem Tsushima bitmiş hem de PS4 devri bitmişti, ikisini aynı anda yaşayınca elbette ki yoğun bir duygu fırtınası yaşadım. Ghost of Tsushima’nın kesinlikle PS5’e de çıkması gerekiyor. Oyun boyunca PS4’ün gücü yetersizliğini sonuna kadar hissettim. Yağlı tablolarla dolu görselliği verebilmek için başka yerlerden açık vermek zorunda kalmaları üzücü olmuş. Hem o stilistik manzaraları hem de Last of Us Part II kadar inanılmaz gerçekçi dokuları bir araya getirebilecek bir Ghost of Tsushima görmek sadece PS5’te mümkün olabilir.

İkinci oyundan ben çok umutluyum. Oyunun finaliyle birlikte hikaye iyice yükselmiş, karakterler yerli yerine oturmuştu. Sinematik kalitesini, animasyon eksikliğini, siyah yükleme ekranlarını, yan görevlerin sıkıcılığını ve hikaye sunumuna odaklanarak bir devam oyunu yaparlarsa klasiklerin arasına kolayca girebilir. Oyunun mekanikleri, haritası ve görsel tarzı hazır olduğunu düşünürsek ikinci oyunun bizi bekleteceğini pek düşünmüyorum. En geç 2023-2024 gibi devam oyunu gelir ve kalplerimizde taht kurup yerini garantiler.

Son olarak harika bir nesil geçirdik. PS3’ü es geçmek zorunda kalmıştım ama PS4’ü es geçmemem gerektiğini Spider-man ve Gow duyurusuyla fark etmiştim. Bu kadar harika oyunlara bizi kavuşturduğu için PlayStation Studios’a teşekkür ederiz. Xbox’ın dediği gibi servis sistemleri elbette önemli ama hem exclusive hem de servis sistemini aynı anda yapmak daha da kıymetli. Umarız Playstation Now’dan daha iyi bir servis sistemiyle bu harika oyunların devamını abonelik sistemiyle ucuza oynayabiliriz.

 

Bir Cevap Yazın