Spider-Man: No Way Home | Spider-Man Severlerin Rüyası

Spider-Man, çoğumuzun kalbinde özel bir yere sahiptir. Kendimden örnek vermem gerekirse; çocuk iken izlediğim Fox Kids çizgi filmi sayesinde süper kahraman sevgim başlamıştı. En çok sevdiğim süper kahramanı ilk kez böyle görmüştüm. 2002 yılında çıkan Spider-Man filmiyle de birlikte Spider-man’e olan sevgim katlanmıştı. Spider-man 2 (PC) ve Ultimate Spider-man oyunu da beni bir hayli etkilemişti. Daha sonra Spider-man 2 oyununun PS2’de daha güzel olduğunu öğrenicektim ama çocukken iyi ki de bilmiyordum. Eğer Spider-Man’i seviyorsanız 2018’den beri bayram ediyorsunuzdur. 2018’deki Marvel’s Spider-man (PS4) oyunu ve Spider-man Into the Spider-verse animasyonu ile muhteşem bir yıl geçirdik. Üstüne Avengers Endgame sonrası ilk çıkan Marvel filmi olan Spider-man: Far From Home çıkınca heyecandan yerimizde duramadık. Ardından Spider-man: No Way Home‘un fragmanlarıyla birlikte müthiş bir büyük beklentiye girdik.

No Way Home, bütün bu yüksek beklentiye rağmen bence çoğu kişiyi tatmin etmeyi başardı. Etrafta spoilerlar uçuşurken spoiler yemeden izleyebilme fırsatınız olursa ekstra beğenebileceğinizi düşünüyorum. Senaryodaki açıklara ve mantık hatalarına rağmen ben filme bayıldım. Yılın en eğlenceli filmlerinden biri hatta belki de en eğlenceli filmi. Sadece eğlencesinden de değil. Bu film Spider-man’i sevenler için çok anlamlıyıdı. Çok fazla güldüm, duygulandım, üzüldüm, düşündüm. Sinemada ancak 2 kere izlediğimde doyduğumu hissettim. Size tavsiyem de mutlaka sinemada izlemeniz. Beğenmediğiniz kısımlar elbette olacaktır da izlediğinize pişman olacağınızı düşünmüyorum. Yazının bundan sonrası spoiler içerecek. Bu yazı diğer yazılardan farklı olacak. Filmin yapısına uygun şekilde lunaparktaki hız trenine binip film hakkında konuşacağız.

Dalgın Dr. Strange

En çok olumsuz eleştiri alan şeylerden biri Dr. Strange oldu. Fragmandakine göre filmde daha iyi durumda ve insanların şikayetlerini duymadan önce dikkatimi bile çekmemişti. Rahatsız olmamıştım. Rahatsız olanları da anlıyorum ve ilk spoilerlı yoruma başlıyorum. Dormammu ve Thanos’la savaşan büyücümüz nasıl oldu da Spider-man’e yenildi? Birçok konuda yetenekli olan büyücümüz nasıl oldu da sırf biri konuştu diye büyü yaparken kafası karıştı? Muzip ve sakar yapısı filme uyduğu için ben izlerken bir sorun görüp takılmamıştım. Yukarıdaki sorulara verilebilecek en tatlı cevap ise Dr. Strange’in dalgın bir günü olduğuydu.

Korkutucu Muhteşem Performans

Willem Dafoe, Alfred Molina, Jamie Foxx, Thomas Haden Church ve Rhys Ifans… Harika bir villain kadromuz var. Willem Dafoe ve Alfred Molina’nın etkileyici performansını izlemek ekstra keyifliydi. Özellikle Willem Dafoe‘nun delilikle oyunculuk arasındaki ince çizgide durarak rol yapması inanılmazdı. Adam gerçekten deli ve 2002’den beri intikam almayı bekliyormuş. Green Goblin olarak kaldığı yerden devam ediyor.

Jamie Foxx’un canlandırdığı Electro’yu hiç beğenmedim. Karakterin ilginç bir yanı yoktu ve diyalogları bayıktı. Thomas Haden Church’ün aile korumacılığı devam ediyor ve zaman zaman da güldürüyor. Rhys Ifans ise filmde zaten çok kısa gözüküyor.

Büyük güç büyük sorumluluk getirir

Bu sahnede Tom Holland’ın Spider-man olduğunu en çok hissettiğim andı. Makyajı, kamera açısı, duruşu ve bakışı “Ben Spider-man’im.” diye bağırıyordu.

Yeni üçlemede May hala hakkında özel bir bağ hissetmesem de öldüğünde içim parçalandı. Spider-man’imizin ailesinden geriye kalan tek kişinin olmasından da kaynaklı bir his olabilir. Ölmeden önce de tıpkı eski filmlerdeki Ben amcaların öldüğü gün söylediği gibi ” Büyük güç büyük sorumluluk getirir.” dedi ve yüzlerimizde minik bir gülümseme yarattı.

İnanamıyorum!

Filmde olduklarını son ana kadar yalanladılar. Elbette sızan onca şeyden sonra çıkacaklarını biliyorduk ama filmin temposuna kendimi kaptırınca aklımdan çıkıvermiş. Aniden perdenin ortasında Andrew Garfield görünce; afallamış bir şekilde bakakaldım. Salonun alkışlamasıyla birlikte ortak duygular paylaştığımızı hissettim. Tam bu anı sindirmeye çalışırken Tobey Maguiere de gelince salon iyice çılgına döndü. İki Spider-man de çok daha havalı bir giriş yapabilirdi de bu şekilde de tatmin oldum. Ama hala gerçek olduğuna inanamıyorum, cidden üç Spider-man’i de tek filme topladılar. Artık hiçbir ortak yapım imkansız değil. Yok o Sony’deydi, şu Disney’deydi gibi tartışmalara son verildi. Her şeyi yapabilirler.

Andrew ile Tobey’in birbirine ilk baktıkları anda örümcek hisleriyle birbirlerini tehlike olarak algılamaları güzeldi. Aynı anda aynı hareketleri yapmaları da ekstra güzeldi. Tom’un yanına geldiklerinde kendi içlerini dökmeleri de en çok duygulandıran sahnelerden biriydi. Özellikle Andrew’un Gwen hakkında bahsederkenki mimikleri bir başkaydı.

Tobey, Andrew ve Tom arasındaki şakalaşmalar soğuk kış günlerinde içimizi ısıttı. No Way Home, harika fan service sahnere sahipti. Hep düşündüğümüz soruları sormuşlar, hep dalga geçtiğimiz şeylerle dalga geçmişler. Filmde genel olarak bir hayli çok şaka vardı, ama bu şaka çokluğunun Spider-man filmine yakıştığını düşünüyorum. Spider-man’in gevezeliğini gösteren şakaları da görmek isterdim.

MJ ve Ned’i bu filmle birlikte daha çok tanıma fırsatımız oldu. Mary Jane’i olan bir Spider-man izlemek istesem de MJ, Ned ve Tom üçlüsünün arasında güzel bir kimya oluştu.

Danny Elfman James Horner

Hem Sam Raimi’nin Spider-man serisinin müzikleri vardı, hem de The Amazing Spiderman serisinin müzikleri vardı. Çaldıkları sahnelerde duygulanmamak elde değildi. Eski müzikleri kullanmak müthiş doğru bir karar olmuş. Onun dışında Homecoming’de duyduğumuz tema müziği tekrar çalıyordu. No Way Home’a özel ve yeni bir müzik aklımda kalmamış.

Vay be!

Charlie Cox‘u sonunda MCU’da görmek nasip oldu. Sevgili Matt Murdock‘ımız, tatlı konuşmasıyla ve havalı tuğla tutmasıyla bu evrene harika bir giriş yaptı. Umarım ilerde Daredevil ve Spider-man’i çizgi filmlerdeki gibi ortak bir görev peşindeyken görebiliriz.

Mahallemizin süper kahramanı geri döndü!

Tom Holland Spider-man’imizin origini tamamlanmış oldu. Dikiş makinesiyle kendi kostümünü dikti, kiralık küçük dairesine çıktı, kahramanlık yaparken ailesinden birini kaybetti… İlk filmi origin yapmak yerine üç filmde origini tamamlanmış bir Spider-man izledik. Kimlik gizlemenin önemini anladı. Birilerinin önderliğinde maceraya çıkmak yerine artık kendi maceralarına çıkacak. Mahallemizin süper kahramanı geri döndü. Olgunlaşmış, yeteneklerine hakimleşmiş ve New York gökdelenlerinde tek başına ağla gezecek olan Spider-man’imizin yeni filmlerini daha çok heyecanla bekliyorum. Siz ne düşünüyorsunuz? Finali beğendiniz mi?

Gelecek filmlerde görüşmek üzere!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.