Dark Souls Hikayeleri| Astora’lı Solaire ve Güneş

Karanlığın ve umutsuzluğun içinde otururken, duyabildiğiniz tek şey Undead Asylum’un köhne zeminini döven su damlalarının sesidir. Buna farelerin ciyaklamaları ve oradan buradan yükselen ölülerin bilinçsiz inildemeleri karışır. Ki tüm bunlara havadaki çürümüşlük kokusu da eklendiğinde, hücrenin bir köşesinde sinmiş olan size daha fazla karanlık ve umutsuzluğun eşlik etmesine sebep olur sadece. Orada bir fare gibi kapana kısılmış otururken, Undead Asylum’da sinsice oradan oraya koşturan fareler … Okumaya devam et Dark Souls Hikayeleri| Astora’lı Solaire ve Güneş

Dark Souls Oynamalı mıyız?

Karanlıktan aydınlığa meşale taşımak için binbir düşmanla çarpışırken; emekleye emekleye maceranın sonuna varıp tırnaklarınızı kazıyarak kazandığınız zaferin tatminliği yaşamak istemez misiniz? Dark Souls’a uzaktan bakıldığında zor bir oyundan fazlası gibi durmadığını biliyorum. Ben de zaten bu sebeple uzak durmaya çalıştım, ancak yakın bir arkadaşım elimden tutup çekiştirince bu evrene girmek zorunda kaldım. Dark Fantasy atmosferiyle, zorlu bosslarıyla, birbirlerine uyumlu yüzlerce yapboz parçasından oluşan bölüm tasarımlarıyla … Okumaya devam et Dark Souls Oynamalı mıyız?