Jupiter’s Legacy 1. Sezon İnceleme

Mark Millar‘ın yazdığı Jupiter’s Legacy çizgi roman serisinin aynı isimdeki dizisi, 8 bölümlük ilk sezonu ile Netflix‘te yayınlandı. Ortalama bir süper kahraman dizisi diyebileceğimiz Jüpiter’in Mirası, ilk sezonunda bize neler sundu? Konuşup tartışalım.

Diziyi henüz izlemeyenler ya da başlayıp sonrasında bırakanlar olduğunu gördüğüm için yazıda spoilera yer vermedim.

Süper Kahramanlar Öldürür Mü?

Süper kahramanların ilk nesli, dünyayı 90 yıl boyunca güvende tuttu fakat artık dünya değişiyor ve düşmanlar iyice güçleniyor. Tam bu noktada yeni nesil süper kahramanların, ailelerinin mirasını kabul etme ve onların temelinde hayatlarına devam etme vakti geliyor.

“The Code” adında sürekli anılan kaide, dizinin odaklandığı en önemli noktalardan birisi. Dizinin ana karakteri Ütopyalı Sheldon Sampson ve birliğin tüm üyeleri, başta öldürmenin ne olursa olsun yasak olduğu kaideyi uyguluyorlar. Nefsi müdafaa durumunda dahi öldürmek yasak. Bu kuralların eskiden, düşmanların daha zararsız olduğu dönemlerde belirlendiğini unutmamak lazım. Giderek güçlenen düşmanlar karşısında kaideyi sorgulayan Brandon (Ütopyalı’nın oğlu), yaptığı seçimlerin doğurduğu sonuçlar ile karşı karşıya kalır.

Öldürmeme kuralı denince akıllara ilk Batman geliyor. Bruce Wayne’i bu konuda bir numara sanırdım, ta ki Sheldon Sampson ile tanışana kadar. Jüpiter’in Mirası’nı izlerken bir yerden sonra, “Yeter yahu ne kaideymiş!” derken buldum kendimi.

Geçmiş ve Günümüz

Bana kalırsa dizinin en güzel kısmı, hem geçmişi hem şimdiki zamanı birlikte vermesi. Günümüzün hikayesi daha çok süper kahramanların çocuklarını konu alırken, bir yandan da 1929 yılındaki borsa çöküşünden başlayan, bilinmeze doğru olan bir orijin hikayesi izliyoruz.

Sheldon ve kardeşi Walter, başlarına gelen trajik olaydan sonra çıkmaza girmeye başlar ve başına gelenlerden sonra eskisi gibi olmayan Sheldon, kendinden emin ve inatçı bir tutumla, kendisine inananları beraberinde toplayıp çağırıldığı yere doğru yolculuğa çıkar.

The Godfather Part II’den Esinlenilmiş

Dizi sorumlusu Steven DeKnight, hikayeye 1929 yılından başlayıp kronolojik olarak gitmek yerine geriye ve ileri gitme şeklindeki “Godfather II” yapısını kullanmayı önermiş. Michael Corleone ve Vito Corleone’nin hikayesi nasıl aynı anda anlatılıyorsa, Jupiter’in Mirası’nda da karakterlerin genç ve yaşlı halleri arsasında sık sık geçişler yapılmış. The Wrap sitesine konuşan Frank Millar, Steven DeKnight’ın fikrini gerçekten harika bulduğunu da söyledi.

Oyunculuk ve Görsel Efektler

Dizinin ana karakteri Sheldon ve kardeşi Walter’ı canlandıran, Josh Duhamel ile Ben Daniels dışındaki oyuncular beni pek tatmin etmedi. Özellikle genç süper kahramanları oynayanların acemiliği çok göze batıyor. Ütopyalının kızı olan, alkol ve uyuşturucu bağımlısı Chloe, diğerlerine göre daha iyi bir performans sergilemiş. Josh Duhamel senaryodaki çoğu kısmı tek başına sırtlıyor.

Efekt kurbanı olan yapımlar kervanına hoş geldin Jupiter’in Mirası. İlk bölümde akıllara zarar bir kavga dövüş sahnesi var. Bazılarının dayanamayıp diziyi bıraktığını duydum. İlk sezondan aklımda kalan bir tane bile kaliteli aksiyon sahnesi hatırlamıyorum. Buna rağmen hikayeye tutunmaya çalıştım ve ilk sezonu bir şekilde bitirdim. Açıkçası sıkılıp da bırakmayı düşünmedim hiç. Bölümler üstüne koyarak ilerliyor, sonlara doğru iyice merakta bırakıyor. Ben özellikle 7. bölüme bayıldım. Su gibi akıp gitti son kısımlar.

Senaryoda bazı kısımların oldukça basit ve uğraşılmadan yazılmış olduğu belli oluyor. Ayrıca kostümlere gelirsek, fena olmamış demekle birlikte, ütopyalının beyaz peruklu saçına tam anlamıyla ısınamadım. Parodi izliyor gibi hissettim bazı yerlerde.

Son Olarak

Diziyi izlemeden önce birçok kötü yorumla karşılaştığım için beklentimi düşürüp başlamıştım. Genel olarak ortalama bir sezondu. Mark Millar’ın dediğine göre, ilk sezon çizgi roman serisinin sadece ilk 2 sayısını ve diğer sayılardan alınmış bazı kısımları içeriyormuş. Yani sıradaki sezonlarda (eğer olursa) işlenecek bir sürü konunun olduğunu söyledi.

Eksiklerine rağmen Jüpiter’in Mirası izlemeye değer bir dizi. Özellikle görsel efektler düzeltildiği takdirde sıradaki sezonlar çok daha keyifli olacaktır. Eğer izlediyseniz dizi hakkında siz neler düşünüyorsunuz?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.