WandaVision: 9 Bölümlük Maceranın Sonu

Marvel’ın yeni faza geçmesiyle beraber tanıştığımız WandaVision, uzun bir aradan sonra özlemimizi gidermeye yardımcı oldu. Ocak ayında başlayan bu 9 bölümlük serüven, 5 Mart’ta son buldu.

Yeni faz ile geride bıraktığı karakterlerin derinliklerine giriş yapan Marvel’ın, tanıdığımız karakterler için bizlere sunacağı yeni hikayeleri merakla bekliyoruz.

Bir Maceranın Sonu

Geçtiğimiz dönemin en heyecanlı işlerinden biri olan WandaVision izleyicisine veda etti. Bir mini dizi olarak bizlere eğlenceli birkaç ay da yaşatsa, bölüm sürelerinin kısalığı nedeniyle yeterli keyfi alamadık. Ancak yine de uzun zaman sonra heyecanla beklediğimiz bir Marvel içeriğinin olması sevindiriciydi.

Dizinin bekleyenleri olduğu gibi, diziden ne bekleyeceğini bilmeyenler de oldu. Marvel daha öncesinde Wanda Maximoff ve Vision karakterlerine her ne kadar bir giriş yapmış da olsa, bu karakterleri çizgi romanlardan tanıyanlar bilir ki bu giriş hiç kimseyi tamamıyla tatmin etmemişti.

Başladığı gizemli havasını son bölümlere kadar koruyup bizleri diken üstünde tutan WandaVision, dizinin karakterlerine hiç bakmadığımız açılardan bakmamızı sağladı.

İlk bölümüyle 1950’lerin komedisine giriş yaptığımız evrende, Wanda ve Vision’ın normal hayatlar sürdüğünü izleyerek başladık. Wanda’yı mutlu ve huzurlu gördüğümüz bölümlerde adeta Endgame ve Infinity War’un yaşandığını unutarak bizler de Wanda’nın gerçekliğine hapsolduk. Bu sahte gerçeklikle beraber sürdürdüğümüz mutluluğun çok uzun sürmeyeceğini anlasak da, Wanda Maximoff severler kahramanın bu hallerinden bir hayli keyif aldılar.

Birkaç bölüm sonunda işlerin değişmesiyle, dönem ilerledikçe dizinin komedisinin karanlığa doğru çekildiğini hissettik. Pek çok fan, Marvel’ın bu yanını görmekten çok keyif aldığını dile getirerek; gelecek film ve diziler için de bu tonlarda bir içerik görmek istediklerini söylediler.

Farklı Bir Marvel

Heyecan basamaklarını teker teker tırmandığımız bölümlerin sonunda; üretilen teorilerin ve beklenen isimlerin sosyal medyada sürekli olarak dile getirilmesiyle izleyicilerin beklentileri de değişti. Diziye Wanda ve Vision ana temasını görmek isteyerek giren izleyiciler, kendilerini başka yönlere bakarken buldular. Bu durum da dizinin finali için toplanan tepkiyi oldukça farklı bir yöne çekti.

İzleyiciyi içerisinde bıraktığı gergin anlarıyla akıllarda kalan yapım, çok konuşulan bir final ile son buldu. Spoiler’lı kısımda bahsedeceğimiz finale geçmeden önce bir uyarımız var. Eğer hala son bölümü izlemediyseniz, okumadan önce izlemenizi tavsiye ediyoruz.

Gerçek Tanışma (Spoiler)

Çizgi Roman okurları bilir ki, sevdikleri karakterlerin sinemada veya televizyonda iyi yansıtıldığını görmek önemlidir. Marvel da rakipleri arasında bu işi gerçekten iyi yapan bir firma. Fakat Marvel da olsanız bazen eksik veya mecburen geride kaldığınız karakterler olabiliyor. Wanda Maximoff da, eminim bir çok fanın da düşündüğü üzere, bu karakterlerden birisiydi.

Bu zamana kadar “Scarlet Witch” adıyla anılamamış olması ve karakterin geçmişi hakkında kesin bir bilgiye sahip olmayışımız; diziyi ilgi çekici kılan unsurlardandı. Wanda’nın geçmişi hakkında azıcık bilgisi olan kimseler için Scarlet Witch ismini duymak; Elizabeth Olsen’ı orijinal kostümüyle görmek oldukça heyecan vericiydi. Fakat en can alıcı kısmı: Wanda Maximoff’un güçlerinin ne bir mutant olmasına, ne de Mind Stone’dan alan birisi olmasına bağlanmamasıydı. Wanda Maximoff, bazı çizgi romanlarındaki gibi bir cadı olarak doğmuştu ve güçlerine doğuştan sahipti.

Agatha Harkness’ın da dizide bahsettiği üzere, Wanda’nın bir cadılar meclisine ait olmadığını ve güçlerinin her zaman var olduğunu öğrendik. Hatta Book of the Damned olarak bilinen Darkhold’da, Wanda’nın Supreme Sorcerer olan Doctor Strange’den daha güçlü olduğu da belirtiliyor.

Bu sahne her ne kadar epikse, sonrasında gelen “Dünyayı yok etmek senin kaderin.” cümlesi de bir o kadar basit kalmış maalesef.

Bir Kere Daha Her Şeyini Kaybetti…

Vision’ı kaybetmek pahasına Zihin taşını yok ederek ona veda eden Wanda’nın; kardeşinden sonra sevdiğini de kaybetmesi hepimizin içini acıtmıştı. Endgame’den sonra yapayalnız kalan Wanda Maximoff; Vision’a en azından hak ettiği cenazeyi yaşatmak için gitse de, ne yazık ki başarılı olamadı. 

Wanda’nın yaşadığı acılara rağmen kimseye zarar vermeden çıkıp, hayallerini kurdukları eve gitmesi; izleyicilere nasıl biri olduğunu gösterdi.

Westview’da kontrolü dışında yarattığı bu gerçeklik, bir kez daha Wanda’ya her şeyini geri kazandırıyor. Hatta belki de daha fazlasını veren bir yuva haline geliyor. Bölümler ilerledikçe aile kavramlarına alıştığımız bu rüya, izleyicinin de biteceğini bilmesiyle üzücü bir hal alıyor.

Koca bir kasabayı kontrol altına aldığını anlayan Wanda, bir kez daha insanları kurtarmak için her şeyinden vaz geçiyor. Kelimenin tam anlamıyla her şeyinden… Kendisini after credits’de güçlerinin farkına varmak için Darkhold’u okurken görüyoruz ve dizi sona eriyor.

Neler Bekledik, Neler Beklememeliydik?

Dizinin bize Wanda Maximoff’un Endgame’den sonra acıyı nasıl kaldırdığını göstermesini amaçladığını biliyorduk. Karakterin geçmişine de kattığı derin bakış açısıyla, belki de beklediğimizden fazlasını aldık. Fakat pek çok fan için beklenti yeterince karşılanmamıştı.

Dizinin başlarında kadroya dahil olan Evan Peters’ın Quicksilver’ı dizinin izleyicileri için oldukça büyük bir olaydı. X-Men serisinin Quicksilver’ını dizide gören hayranlar; arkasında pek çok anlam arayıp, teoriler ürettiler. Kimisi Mephisto beklerken, kimisi Nightmare bekliyordu.

Multiverse’e giriş için çok büyük bir sinyal olacağını düşünenler, finalde beklediklerini alamadılar. Her ne kadar Marvel bu beklentileriyle ünlü olan bir firma olsa da, Evan Peters belki de en büyük izi bırakanlardan birisi oldu.

https://tvline.com/2021/02/02/wandavision-spoilers-marvel-cinematic-universe-character-returning/

Sosyal medyada yayınlanan haberler, dizinin oyuncularının söyledikleri her kelime yanlış anlaşılarak bu beklentiyi büyüttü. Diziden keyif almak için izleyenler dahi ister istemez bu beklentilere kafa yorarken buldular kendilerini. Fakat buradan öğrenilmesi gereken bir şey varsa; o da hiçbir içerikten size vaat edilenden fazlasını körü körüne beklemeyip, keyfini sürmeniz gerektiği olacaktır.

Gelecekte Neler Görebiliriz?

Dizinin finalinde Wanda’nın ihtiyacı olduğunda Agatha’yı nerede bulabileceğini biliyor olduğunu söylemesi, gelecekte de Agatha’yı görebileceğimiz anlamına geliyor olabilir.

Finalin Dr. Strange’in yeni filmine bağlandığını bildiğimiz için, Scarlet Witch’i tam haliyle filmde görebiliriz. Umarız ki Agatha’ya tam da orada ihtiyacı olur. Böylelikle çizgi romanlardaki gibi ikilinin ilişkilerine beyaz perdede göz atma şansı kazanırız.

Marvel’ın dizi evrenine WandaVision ile adım atmasıyla güzel bir giriş yaptığını düşünüyoruz. The Falcon and the Winter Soldier’ın da bu heyecanı kaldığı yerden devam ettireceğine eminiz. Siz dizi hakkında neler düşündünüz? Bizlerle fikirlerinizi paylaşmayı unutmayın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.