Ortalama Bir Dizi Olduğunu Biliyorum Ama Bırakamıyorum: I Am Not Okay With This

Bazı yapımlar oluyor, tamamen çerezlik, ortalama yapım olduğunu her halinden belli ediyor fakat bunun tamamen farkında olarak da o yapımdan bir türlü uzakta duramıyorum. İzlemeye başladığımdaysa bir an olsun gözlerimi kırpmadan, bölümleri su içer gibi rahat, nasıl olduğunu anlamadan tüketirken buluyorum kendimi. ”Neden iyi olmadığını bildiğim halde izliyorum, madem o kadar şevkle izliyorum neden iyi demiyorum?” İşte I Am Not Okay With This ile birlikte de bu soru bir kez daha kabak gibi önüme serildi ama kesinlikle ve kasten cevaplamaktan kaçındım.

Şimdi burada hepinizin karşısında bir cesaret gösterisine soyunuyorum ve tüm dürüstlüğümle itiraf ediyorum. Ben bu tür dizilere bayılıyorum. I Am Not Okay With This’i izlerken de büyük bir keyifle dolup taştım. Bu tür diziler düşündürtmüyor, sorgulatmıyor ve pürüzlü hissettirmiyor. Benim ise tüm bunları yapmak istemediğim zamanlarım oluyor ve sadece oturup karakterlerin benim rahatlama anlarıma hitap eden bu anlarım için hazırladıkları fazla düşündürtmeyen gösterilerini seyre dalıyorum. Belki de bu yüzden en kaliteli dizilerde bile hissettiğim 10 dakika bu tür dizilerde bana 2 dakika gibi geliyor.

Şimdi diziye dönecek olursak, nedir bu beni izlediğim için suçluluk duygusuyla kendimi açıklamaya iten I Am Not Okay With This?

Bir Netflix orijinal yapımı olan bu dizi, direkt olarak fazlaca izlenmesi için yapılmış bir Netflix dizisinin ihtiyaç duyduğu her ögeye sahip; gençlik, süper güçler, bir tutam gizem ve derin gibi duran ama derin olmayan ilişkiler zinciri.

Sydney, babasını kaybetmiş olmanın, aile ilişkilerinin ve daha pek çok sorunun yükü altında kalmış, tüm bunlar ise onu bunalıma iterek ”tuhaf”, ”kendini izole eden” bir kimliğe bürünmesine yol açmıştır. Tüm bunların üzerine bu tuhaf genç kız bir de bazı gizemli güçlere sahip olduğunu keşfeder. Böylece Sydney’in mücadele etmesi gereken şeylere bir yenisi daha eklenir. Bu oldukça klasik hikayenin izlemesi gerçekten keyifli arkadaşlıklar ve ilişkiler ile taçlandırılması da seyir keyfini iyice arttırıyor. IT filminden gözünüzün ısıracağı tanıdık bir isim olan Sophia Lillis ise bu tuhaf kız rolüne çok güzel oturmuş.

Stranger Things‘i elinize alın ve üzerine biraz The End of the F***in World serpiştirin. I Am Not Okay With This tam olarak bu ikisinin en iyi yanlarının bir potada eritilmiş hali gibi. Dizide zaten Stranger Things’in yaratıcısı Dan Cohen ve The End of the F***in World’ün yönetmeni Jonathan Entwistle‘ı parmağı var. Yani ortaya çıkan bu mükemmel kimya bir tesadüf sayılmaz.

Bu iyi olmayan ama izlemekten de kendimizi alamadığımız diziler bizi onlar hakkında görüş belirtmek konusunda dipsiz bir ikilemin içine atıyor. Kötü veya başarısız olduklarını söylemek haksızlık olur, çünkü zaten seyirciye iyi oldukları iddiasıyla sunulmuyorlar. Buna tezat oluştuan, dişe dokunur bir yanları da yok. Bu konuda şöyle düşünüyorum, bir dizi olmak istediği her şey olmuşsa o zaman başarılıdır. I Am Not Okay With This de olmak istediği kalıbı kusursuz bir şekilde doldurabiliyor.

20 dakikalık bölümleri ve eğlenceli yapısı ile tek bir gün içinde oturup bitirebileceğiniz bu dizi, özellikle evden çıkmamaya özen göstermemiz gereken bu günlerde sizi meşgul tutup eğlendirecektir, kesinlikle tavsiye ediyoruz.

Bir Cevap Yazın