Sıcak yaz günlerinde serinlemek isteyenler için efsanevi korsan macerası geri döndü. Edward Kenway’i özlediniz mi?
2013’te Black Flag çıktığında keyifle oynamış ve sevmiştim ama o dönem bu oyunun etrafında çok büyük negatif hava vardı. İnsanlar sıcak bakmamıştı. Ana hikayeden koptuğunu ve bir AC oyununda gemi sürmenin gereksiz olduğunu söylemişlerdi. “iyi bir oyun ama iyi bir AC oyunu değil” gibi şikayetler vardı. Yıllar geçtikçe bu görüş değişti, serinin en iyi oyunlarından biri olarak anıldı.
Bu yüzden Resynced duyurulduğunda herkes gibi ben de heyecanlandım. Hem eski günleri yad edecektik hem de uzun süredir eksikliğini çektiğim, hikayeli büyük bütçeli bir korsan macerasına yeniden çıkacaktık.
Yaklaşık 30 saat oynadım ve şunu net söyleyebilirim: bu oyun ne tam bir remake ne de sıradan bir remaster, ikisinin tam ortasında bir yerde duruyor.

Muhteşem Manzaralar
Görsellik gerçekten muhteşem. Yeni Anvil motoruyla gelen ışıklandırma, su yansımaları ve tropikal ortam çok daha canlı hissettiriyor. Manzaralara bakmaya doyamıyorum. Orijinal oyuna göre daha renkli olması da hoşuma gitti. Üstüne sinematikler ve müzikler de işini iyi yapıyor.

Oynanış Güzel Ama
Combat biraz ham kalmış, vuruş hissi tatmin edici değil, günümüz standartlarına göre AA oyun gibi hissettiriyor. Batman Arkham ve Spider-man oyunlarındaki gibi bir combat var. Yeterince parry yapıp sonunda finisher için doğru zamanın gelmesini bekliyorsunuz. Bu animasyonlar arka arkaya olunca sinematik bir sekans çıkıyor ortada. Bu finishlerlar başta güzel gelse de combat yapısının basitliğinden dolayı hızlı sıkılıyorsunuz.
Gizlilik eski AC oyunları gibi arkadan yaklaşıp tek atabiliyorsunuz. Bu güzel olduğu kadar eski de hissettiriyor. Çünkü yapay zeka fazla basit. Hiçbir şey değişmemiş, klasik Ubisoft yapay zekası. Arkası dönük bekleyen düşmanları keklik gibi avlıyorsunuz. Sizin aksiyonlarınıza karşı davranış değişiklikleri çok kısıtlı.

Gemi savaşları ilk başta çabuk sıkıcı gelse de upgrade sistemi ve officer yetenekleriyle birlikte açıldıkça daha eğlenceli bir hal alıyor. Mesela geminizle düşman gemisine hızlanıp bodoslama girme yeteneğini kazanabiliyorsunuz. Bu yetenek olmadan da dümdüz çarpıp hasar verebiliyorsunuz ama bu yetenekle daha ivmeli gidip çarpıyorsunuz.
Minimap tamamen kaldırılmış, yerine üst tarafta bir pusula konmuş, arayüz genel olarak daha temiz ve sade. Kamera da modern omuz kamerasına geçmiş, karakter ekranın ortasında durmak yerine ekranın solunda duruyor. Önünüzü görebiliyorsunuz. Bu iyi bir güncelleme olmuş.

Görev Yapısı Eski Ama Kırpılmış
Görev yapısı ise hala eski oyunun izlerini taşıyor. En sıkıcı, tekrarlayan kısımlar traşlanıp azaltılmış ama kalan görevler yine de o eski AC formülünün ağırlığını hissettiriyor. Buna karşılık yeni eklenen görevler ve ara sahneler, diyalog yazımı benim için daha ilginçti; keşke bir sonraki oyun tamamen bu modern anlayışla, baştan sona tasarlansa.
Günümüzde geçen modern zamanlarla ilgili tüm görevler kaldırılmış. Ayrıca takip görevlerinde yakalanırsanız görev başa sarmıyor. Aksiyona girip düşmanı öldürüp ilerleyebiliyorsunuz. Gemi takip görevlerinde azalma var gibi geldi bana. Doğrudan gitmem gereken yeri gösteriyor. Sadece birkaç yerde gemiyi takip etmemi istedi.

Remake mi? Remastered mı?
Genel olarak Remake’e daha yakın olsa da oyunun özünde hala 2013 yılını hissediyorsunuz. Kesinlikle Oblivion Remasterd gibi değil, yani sadece görsel yenileme değil. Oynanış biraz daha modern, kamera açısı modern, yeni görevler, yeni karakterler var. Ama bunlar oldukça sınırlı müdahalelerle yapılmış. Her şeyi sıfırdan ele alıp baştan sona modernleştirmek yerine eldeki şeyi olabildiğince modernleştirmeye çalışmışlar. O sebeple Final Fantasy 7 veya Resident Evil Remake’ler kadar da yüksek bütçeli bir proje değil.
Bu yüzden fiyatı da zaten 70-80 dolar yerine 60 dolar. Yine de bence 50 dolar olmalıydı. Açık dünyası ve görev tasarımları oldukça yaşlı hissettiriyor. Bu sebeple 50 dolar ile daha rekabetçi ve makul bir fiyat olabilirdi. Steam’de ABD’de 60 dolar, ülkemizde 48 dolar olmasıyla biraz daha adil bir fiyatlandırma olduğunu söyleyebilirim.

Sonuç
Genel tabloyu özetlemek gerekirse, Resynced’i Oblivion Remastered ile Resident Evil 4 Remake arasında bir melez gibi düşünebilirsiniz; ne tam bir remaster ne tam bir remake, ikisinin karışımı bir yapım. Görsel şölen ve güçlü nostalji rüzgarı kendini oynattırıyor. Heyecanla bekliyorsanız puanlara ve eleştirilere aldırış etmeden oynayabilirsiniz. Ama modern oynanış beklentisiyle gelenler, biraz hayal kırıklığına uğrayabilir.