Wonder Woman 1984 Spoilerlı İnceleme

DCEU gerçekten sorunlu bir evren. Çekilen çoğu film birçok problemle karşılaştı. Stüdyonun bunda büyük bir payı olduğunu çok iyi biliyoruz ama tek günah keçisi stüdyo değil. Senaryo ve kurguyu eleştirmek unutuluyor. Wonder Woman 1984’ün sorunu da senaryo. Patty Jenkins başarılı bir yönetmen olsa da bu sefer hüsrana uğradık. 

“Bu dünya olduğu gibi güzeldi ve her şeye sahip olamazsın. Sadece gerçeğe sahip olabilirsin.”

Filmin teması gerçeklik üstüne kurulu. Gerçekliğin önemini üstüne basa basa ifade ediyorlar. İlk sahne Themyscira’da başlayınca bu şekilde güzel devam edileceği sanıyorduk ama yanıldık. 150 dakikalık filmde aksiyon olarak elle tutulur sahne tek burasıydı. Alışveriş merkezindeki soygun sahnesinde kalitesiz bir yakalama izledik. 80’ler dönemi iyi yansıtılmış. Dekor ve kostümlerle onu hissediyorsunuz. Bir taş üzerinden filmin konusu işleniyor. Duke of Deception’ın yarattığı bu taş dilekler yerine geldikçe insanı tüketiyor. Hatta medeniyetleri bile yok edebiliyor. Filmdeki karakterlerimizin her birinin bir dileği oluyor. Steve bu sayede dönmüş oluyor. Diana için bunun bir bedeli oluyor. Güçleri zayıflıyor. Bu senaryo bir yerden tanıdık gelmiş olabilir. Lucifer dizisinin de izledik bunu.

Bizimkisi bir aşk hikayesi 

Barbara, Wonder Woman gibi olmak istedi. Barbara gücünün farkına vardıkça zihni asıl kişiliğinden uzaklaştı. Güçlü kadın hali gayet iyi görünüyordu. Maxwell Lord ise başarılı olmayı. Tabii taşın potansiyelini fark edince taş ile bütünleşti. Tüm dünyaya hükmetme girişiminde bulundu. 

Diana ve Steve sahneleri tıpkı romantik-komedi filmi gibiydi. 1 saat boyunca durağan şekilde film ilerledi. Bir şey olmasını bekledikçe olmadı. 1 saat ardından Diana, taşı tekrar yerine koymak isteyince Steve ile maceraya atıldılar. Görünmez jeti gördük. Diana’nın normalde görünmezlik yeteneği yok. Bu film için uydurulmuş. Siz bir evren kurmaya çalışıyorsanız yapacağınız her hareket buna uygun olmalıdır. Seyirciler olarak madem böyle bir gücü vardı neden Batman v Superman’de ya da Justice League filminde kullanmadı diye sorabiliriz.

4 Temmuzu göstermeyi ihmal etmiyorlar

Daha sonradan taşın tarihçesi öğrenildi. Diana, gerçekle yüzleşti. İlk başta kabul etmese de girdiği çatışmalarda güçsüz kalınca Steve’den vazgeçmek zorunda kaldı. Filmin final sahnesinde Cheetah ile Wonder Woman arasında kötü bir dövüş sahnesi gerçekleşti. Cheetah haline nasıl dönüştüğünü göstermeye bile tenezzül etmemişler. Cgi olarak çok kötüydü zaten. 5 dakika bile sürmeyen dövüş sahnesinde Cheetah tabii ki yeniliyor. En güçlü villianlardan karakteri bu derece kötü yansıtmak büyük bir başarı. Maxwell Lord’u durdurmak için onunla da savaşacağını sanıyorken sadece konuşarak yendi. Normalde boynunu kırması gerekiyordu. Diana karakteri doğruluğa önem verir ama konuşarak düşmanını yenecek kadar değil. 2 filmdir final sahnesi tam bir fiyasko. İlk filmden hiç ders çıkartılmamış. Tam tersine daha ne kadar kötü yapabiliriz diye uğraşılmış. Wonder Woman’ın uçtuğunu da sonunda görebildik. Benim beklediğim kısımlardan biriydi. İlk uçuş sahnesi olarak kötü değildi. Filmin after credits’i tüm filmden daha heyecanlıydı. İlk göz ağrımız olan Lynda Carter’ı Asteria olarak gördük.

Oyunculuklara geçecek olursak sakar, utangaç kişilikte kadın karakteri yazmaktan bıkmadınız mı? Çünkü biz izlemekten bıktık. Neyse ki bu banal kişiliği fazla görmek zorunda kalmadık. Kristen Wiig rol için mükemmel bir seçimdi. Gönül isterdi ki gelecekte de görelim. Ve filmin yıldızı Maxwell Lord…

İzlerken 1 kere bile sıkmıyor. Hatta filmin başrolü kesinlikle Pedro Pascal. Gal Gadot arada ziyarete gelmiş filme. Pedro Pascal oyunculuğu ile karakterle özdeşmiş. Onun yerine başka bir oyuncu seçselerdi eminim böyle hissetmeyecektik. Gal Gadot yine bildiğimiz gibi kötü oyunculuğunu izledik. İyi bir Wonder Woman olabilir ama asla iyi bir oyuncu değil. Senaristlerden tek istediğim bu kadına ağlamalı sahne yazılmaması. Chris Pine’ı tebrik etmek gerekiyor. Gal Gadot karşısında ciddi durabiliyor. 

Life is good, but it can be better!

Aksiyon için diyecek pek bir şey yok. No Man’s Land gibi sahne olacak denmişti. Biz göremedik öyle bir sahne. Aksiyonlar fragmanlarda gördüğümüz kadarı vardı. Filme saklanan bir sahne yoktu. Bu karakter dünyadaki en iyi savaşçılardan biri. Dövüşmek için ekipmanlara gerek yok ama siz bir film yapıyorsanız karakteri görkemli göstermek zorundasınız. Kılıcı ilk filmde parçalanmıştı. Onu göstermeyin tamam ama kalkanı nerede peki? Evinin bir köşesinde görebilirdik. Kementini ağ atarmış gibi kullanıp durdu. Efektler yine kötüydü. Üzerinde pek çalışılmamış. Golden Armor normalde büyük savaşlar için giyilir. Cheetah için hibe edildi. Bu zırh Diana’a nasıl geçti onu da bilmiyoruz. Saçma sahneler yerinde bu sorular cevaplanabilirdi.

Benim film hakkında yorumlarım bu kadar. İzlediyseniz yorumlarınızı bekliyoruz.

Bizi takip edin!

Bir Cevap Yazın