Tomb Raider Seri

Tomb Raider Oyunları: Son Üçlemenin Gelişimi ve Değişimi

Herkese merhabalar. Daha küçükken bile pek çoğumuzun bildiği, oynadığı piksel piksel oyunlardan biri olan Tomb Raider geçtiğimiz 7-8 yıl içinde kendini epey değiştirdi. Yeni bir soluk buldu. Gerek grafiklerin gelişimiyle, gerekse başkarakterimiz Lara Croft’un kişisel hikayesinin de yeniden işlenmesiyle oyun serisi yeni bir hal aldı.  Biz de bu değişimi oyunlarda hissettiğimizi fark ettik. Tomb Raider serisinin yenilenen son üç oyununda zamanla nelerin nasıl değiştiğini sizlere anlatmaya karar verdik. Bu yazımızda serinin son yenilenmiş üç oyununu (2013 ve sonrası) ve bu oyunlarda bahsedilen hikayeyi olabildiğince minimum spoiler ile ele alacağız. Hazırsanız başlayalım! *

*Oyunların adının yazdığı ilk görüntüler hariç bütün diğer görüntüler benim oyunlarda kendim çektiğim ekran görüntüleridir. Oyunlara dair biraz fikir verebilmek açısından gerçek görüntüler kullandım. Şimdiden anlayışınız ve kaynaksız kullanmadığınız için teşekkür ederiz!

Nedir bu Tomb Raider?

Tomb Raider serisi, başkarakter olarak bir arkeolog ve araştırmacı Lara Croft’u temel alır. Croft ailesi son derece köklü ve elit bir ailedir. Lara Croft ise bu ailenin tek çocuğu ve mirasın tek varisidir. Ayrıca küçük yaşlarda annesini ve babasını farklı zamanlarda kaybeder. Lara Croft’un babası olan Lord Richard Croft hayatı boyunca arkeolojiye ve tarihi mitlere ilgi duymuş ve  bunların peşinden ülkeden ülkeye koşmuştur. Araştırmaları vardır. Lara Croft’un annesi olan Amelia Croft da resim çizen oldukça yetenekli bir kişidir. Böyle bir ailede kişilik temelleri atılan Lara da zeki, tarihe ve mitlere oldukça ilgili, çok hareketli bir kişiliğe bürünmüştür. Küçük yaşta ebeveynlerini kaybettiği için geriye babasının araştırmaları kalır. Babasının araştırmalarının peşinden ilgiyle gitmek isteyen Lara için yolculuk kapıdadır.

Tomb Raider 2013

İlk göz ağrısı: Tomb Raider (2013)

Tomb Raider (2013), seriye yeni bir soluk getiren ilk oyun. Bu yüzden oyunu ilk oynadığınızda sizi neler bekleyeceğini bilmiyorsunuz. Bu oyuna dair bazı artı ve eksileri, serinin diğer oyunlarını da oynadığım zaman fark ettim. 2013 yılında çıkmış bir oyun olduğu için oyunu dönemin şartlarına göre de değerlendirebilmek çok önemli. Aynı zamanda Tomb Raider (2013), seriyi baştan başlatıp yenilikler yaratan, önceki oyunların üstüne çıkması gereken bir oyun olduğu için de haliyle çıta yükselmeliydi.  Ben de yazımda bu noktalara dikkat etmeye çalışacağım.

Hikaye

Oyun, Lara Croft’un ekibiyle beraber Japonya’ya doğru yola çıkmasıyla başlıyor. Japonya’da bulunan Yamatai isimli antik mekan, bir güneş kraliçesi olan Himiko’nun olduğu antik bir ülkenin parçası. Lara Croft da bu mekanın sırlarını keşfetmek için bir gemiyle ekibini de alarak yola çıkıyor. Fakat olaylar beklendiği gibi gitmiyor çünkü Yamatai oldukça tehlikeli sularda yer alıyor. Şeytan Üçgeni denilen bu fırtınalı ve tehlikeli yere giren gemilerden dönebilen olmuyor. Ama Lara oldukça kararlı ve Yamatai’yi bulmak için her şeyi göze alıyor.

Oyunda Trinity isimli, dünyada bulunan tarihi yerleri ve eşyaları elinde tutmaya  çalışan bir örgüt var. Bu örgüt çeşitli araştırmalar yapıyor ve dünyada bulunan bu mitleri, eşyaları kötü amaçlı kullanıyor. Lara da hikaye boyunca bir yandan araştırmalarını yapmaya çalışıyor, bir yandan  da Trinity ile savaşıyor.

Oynanış, Yetenekler

Oynanış olarak kendine özgü bir tarzı var bu oyunun. Diğer oyunlara benzemeyen ama bir noktada da diğer oyunlarda görebildiğimiz klişelere yer verebilen bir oynanışa sahip. Oyun içi ögeler  hepimizin aşina olduğunu tahmin ettiğim “survival-hayatta kalma” teması üstüne kurulu. Örneğin Lara’nın “survival instincts” denilen bir hayatta kalma içgüdüsü var. Bu içgüdü Q tuşuna bastığınızda ekranı karartarak gideceğiniz yeri, hayvanları, düşmanları vb. ögeleri renklendiriyor. Bu da size kendinizi geliştirecek eşyaları bulma, avlanma, düşmanları öldürme gibi konularda avantaj sağlıyor.

Gelelim Lara’nın yeteneklerine. Oyunda bir yetenek ağacı var ve bu yetenekleri açarak gitgide daha ölümcül bir Lara Croft oluyoruz. Bu noktada benim en garipsediğim şeylerden biri oyunun ek  indirilebilir içerikleri (DLC) adı altında oyunun içinde yetenek ağacında yer alan bazı yeteneklerin satılmasıydı. Yani oyun içinde belli bir seviyeden sonra kazanabildiğiniz yetenekleri oyuna başlamadan ikişer liraya alabiliyorsunuz. Ne garip değil mi?

Lara Croft

Oynanışa dair bir diğer şey ise silah çeşitliliği ve modifiye edilebilmeleri. Oyun ilerledikçe pompalı, tabanca, tüfek ve ok olmak üzere 4 tip klasik diyebileceğimiz silaha sahip oluyorsunuz. Bu silahları modifiye edebilmeniz mümkün. Silah çeşitliliği çok fazla değil ancak bu benim için bir sorun teşkil etmedi. Lara’nın daha önce hiç silah kullanmamış ve insan öldürmemiş biri olduğunu da unutmayalım. Oyunda düşman çeşitliliği orta düzeyde. Zaman zaman kendinizi bölüm sonu canavarı olarak kalkanlı abilerle köşe kapmaca oynarken bulabiliyorsunuz.

Heyecan Hep Dorukta

Oyunun güzel yanı şu: Gerilim ve heyecan seviyesi hiçbir zaman düşmüyor. Yani en beklenmedik anlarda Lara’nın ve arkadaşlarının başına öyle şeyler geliyor ki siz de heyecana kapılıyorsunuz. Oyunun aksiyonu ve hikayesi çok sürükleyici. Bir yandan da haritada da toplayabileceğiniz özel ögeler sizi oyunda daha fazla zaman geçirmeye ve oyunun doğal dünyasını keşfetmeye yönlendiriyor. Ayrıca haritada gezinirken görebileceğiniz gizli mezarlar var. Bu gizli mezarlar çoğunlukla bulmacalardan oluşuyor. Bulmacaları çözmesi pek zor değil ama bazı bulmacalar da sizi gerçekten beyin fırtınası yapmaya zorlayabiliyor. Bu da oyunda geçirdiğiniz zamanı ve oynanışı arttırıyor.

Peki Lara Croft Neye Dönüşüyor?

Oyun boyunca Lara’nın aslında nereden nereye geldiğine bizzat şahit oluyoruz. Lara Croft oyunun başında, babasının izlerini takip eden hevesli ve daha toy bir araştırmacı olarak gözünüze çarpıyor. Oyunu oynamaya devam ettiğimiz zaman ise Lara’nın daha gözü kara, aradığını bulmak için her şeyi yapan ve tüm zorluklara göğüs geren bir karakter olmaya evrildiğini görüyoruz. Bu iki Lara  arasındaki farkı hissedince zaman oyundan aldığınız tat gerçekten bambaşka bir hal alıyor. Oyun bittikten sonra da hikayenin devamında ve Lara’nın hayatında neler oluyor diye merak ediyor insan haliyle. Hemen serinin ikinci oyununu sizlere anlatmaya başlayalım.

rise of the tomb raider

Hikayenin Devamı: Rise of the Tomb Raider (2015)

Tomb Raider (2013) öyle güzel bir yerde dokunaklı bir şekilde bitiyor ki hikayenin devamını merak etmeden duramıyorsunuz. Lara’ya, onun arkadaşlarına, araştırmalarına bundan sonra ne olacak diye düşünüyorsunuz. Tam da bu noktada Rise of the Tomb Raider devreye giriyor. Size öyle güzel bir oynanış sunuyor ki kendinizi bir anda sürükleyici bir hikayenin ortasında buluyorsunuz.

Hikaye

Hikaye, Lara Croft’un yine başına belalar açmasıyla başlıyor. Lara İngiltere’de normal bir yaşam sürmeye başlamışken tekrar babasının çalışmalarına kafayı takıyor. Babasının, önceki oyunda Japonya’da haklı olduğunu gördüğü için kimse babasına inanmasa da o inanıyor. Bu sefer “Ölümsüzlük” ile ilgili bir kavramı babasının araştırmalarında ve ses kayıtlarında duyuyor. Bunun üzerine Suriye’de yer aldığına ve ölümsüz olduğuna inanılan peygamberin peşine düşmek için hazırlanıyor. Babasının kayıtlarına göre bu peygamber Suriye’de bir vahada inzivaya çekilmiş. Lara Croft da kendisinin en yakın arkadaşı, ilk oyunda da yer alan Jonah ile beraber yolculuğuna başlıyor.

Lara, yolculuğa başlıyor başlamasına ama küçük bir sıkıntı var. Önceki oyundan da bildiğimiz Trinity isimli örgüt de bu ölümsüzlük kavramının peşinde. Örgüt, Lara’yı bu yolda asla yalnız bırakmıyor. Lara’nın babasının çalışmalarını dahi yıllar öncesinden bilen Trinity, Lara’yı durdurmaya ve ölümsüzlüğü ele geçirip kendi çıkarları uğrunda kullanmaya çok kararlı. Hikaye boyunca da Trinity ile Lara arasındaki bu savaş fazlasıyla tanıklık ediyoruz. Trinity’yi durdurmak ve ölümsüzlüğün yanlış kişilerin eline geçmesini önlemek için elimizden geleni yapıyoruz.

Oynanış, Yetenekler

Oynanış olarak önceki oyuna benzeyen bolca detay var. Haritada hala toplanabilir/kırılabilir vb. özel ögeler var. Bu özel ögeleri kırarak veya toplayarak setleri tamamlayabilir ve puan kazanabilirsiniz. Ayrıca ilk oyunda yan görev alma şansımız yoktu çünkü oyunun daha düz bir dünyası ve lineer bir hikayesi vardı. Rise of the Tomb Raider’da ise oyun içinde ilerlerken görebileceğiniz yerel diyebileceğimiz insanlar var. Bu insanlar size başlarına gelen şeyi anlatıyor ve çözüm istiyor. Siz de eğer isterseniz bu insanlara yardım edebilir ve puan, para vb. kazanabilirsiniz.

Yetenekler ise üç gruba ayrılıyor: Brawler, Hunter ve Survivor. Brawler denilen yetenek dalı düşmanlarla birebir savaşırken kullanabileceğiniz yetenekleri içeriyor. Hunter dalı hayvanları avlamanızda size kolaylık sağlıyor. Survivor dalı ise Lara’nın doğada hayatta kalmasına yardımcı olan yetenekleri içeriyor. Daha fazla yetenek açtıkça tabii ki Lara daha güçlü hale geliyor ve Lara’nın aynı anda daha fazla düşmanla savaşabilme olasılığı artıyor.

Ek Paketler

Oyunun ek indirilebilir içeriklerinde bu sefer parayla yetenek alamıyorsunuz. Ek içerikler içinde Lara için çeşitli kıyafetler ve silah yenilikleri mevcut. Ayrıca Season Pass içinde 3 saatlik bir oynanış sunan “Baba Yaga: The Temple of The Witch” isimli ek paket de var. Ben tüm ek içerikleri deneyimledim ve keyifle oynadım.  Ek pakette bulunan Baba Yaga hikayesinden sizin de keyif alacağınızı umuyorum. Bir diğer ek paket olan “Blood Ties” paketinde ise Croft ailesinin malikanesini istediğimiz gibi dolaşabiliyoruz. Bu şekilde ilk oyuna ve Lara’nın ailesine dair sorulara cevap bulabiliyoruz. Ayrıca ek paketlerin hepsinde Lara Croft için oyun içi kıyafetler de yer alıyor. Oyunlarda değişik kıyafetler ve görünüş vb. şeyleri seviyorsanız bu paketlerin oldukça güzel olduğunu da duyurmuş olalım.

Lara Croft

Croft Ailesi, Lara’nın Hayatı ve Daha Fazlası

Rise of the Tomb Raider’da aslında Lara’nın ailesinin ve geçmişe dair anıları da fazlasıyla işleniyor. Bu açıdan ilk oyunda ya da ikinci oyun boyunca aklınıza gelen soru işaretleri bir bir cevabını buluyor. Oyunda ilerlerken Lara’nın ailesinin geçmişte neler yaşadığını görüyoruz.  Lara’nın ebeveynleri olan Amelia ve Lord Croft hakkında detaylar öğreniyoruz. Lara’nın bazı akrabalarının yaşadığını ve Lara’ya karşı pek de iyi davranmadıklarını görüyoruz.

Lara Croft’un Değişimi

İlk oyun ile ikinci oyunu kıyasladığım zaman arada bir farklılık görüyorum. İlk oyunda maceracı, varsayımların peşinde koşan ve ayakları pek de yere basmayan bir Lara görmüştük. Lara’nın arkadaşlıkları, araştırma hevesi vb. detaylar oyuna bir şeyler katıyordu evet ama Lara’nın geçmişte neler yaşadığını ve hikayede oluşan boşlukları kimse bilmiyordu. İkinci oyunda ise daha ayakları yere basan, kendine son derece güvenen bir Lara var. Croft ailesinin de temellerini öğrendikçe hikayedeki boşluklar bir bir tamamlanıyor. Lara’nın küçükken sevdiği, malikanede bulduğu eşyalar, anne babasına dair anıları canlandırıyor. Aslında Lara dıştan ne kadar sert görünse de onun ailesine karşı son derece hassas  olduğunu görüyoruz. Bu da yürekleri ısıtmaya yetiyor, kendinizi birden sıcacık bir ortamda buluyorsunuz. Bir bakmışsınız belki de sadece zaman geçirmek amacıyla bir şey beklemeden açtığınız oyun size çok farklı duygular yaşatmış. İşte Rise of the Tomb Raider beni bu şekilde derinden etkiledi.

Rise of the Tomb Raider bittiğinde bendeki ilgi daha da artmıştı. Lara’nın daha başka neler bulacağını,  bu sefer dünyanın neresine gideceğini merak eder olmuştum. Shadow of the Tomb Raider çıktığında ise yine heyecanla oynamak istedim. Bu sefer Shadow of the Tomb Raider’da kendimizi Güney Amerika’nın kalbinde buluyoruz. Karşınızda Amazonlar!

Shadow of the Tomb Raider

Üçlemenin Sonu: Shadow of the Tomb Raider (2018)

Ne yazık ki üçlemenin ve yeni serinin son oyunu Shadow of the Tomb Raider oldu.  Yapılan açıklamalardan dolayı seriye yeni bir oyun eklenmeyeceğini biliyoruz. Bunu öğrendiğimize üzülsek de son oyunu tadını çıkararak oynamak ve sizlerle paylaşmak istedik. Seri boyunca bambaşka bir insan haline gelen Lara Croft’un hikayesi devam ediyor.

Hikaye

Hikaye, Rise of the Tomb Raider oyununun iki ay sonrasında geçiyor. Lara bu sefer de Peru Amazonlarında tarihin peşine düşüyor. Lara, Peru’da Maya kıyametini araştırırken bir hançer buluyor ve Maya kıyametiyle ilgili olan bir dizi olayı tetikliyor. Bu olaylar olurken Lara tabii ki yalnız değil. Yine yanında yakın arkadaşı olan Jonah var fakat hepsi bununla da kalmıyor. Önceki iki oyundan da bildiğimiz Trinity isimli örgüt yine Lara’nın ve Maya kıyametinin izlerinin peşinde. Maya mitlerine göre bir gümüş kutu var. Bu kutu da dünyanın arınması anlamına gelen Maya kıyametiyle ve Güneşin yok olmasıyla ilgili olayları işaret ediyor. Trinity ve Lara arasındaki savaş gitgide kızışıyor ve oyun boyunca heyecan dolu dakikalar yaşıyoruz.

shadow of the tomb raider

Oynanış, Yetenekler

Shadow of the Tomb Raider’ın oynanış bakımından ilk iki oyunla benzeyen yönü çok fazla. İçinde gezindiğimiz dünyaların işleyişi benzer ve kullanılan mekanikler aynı. Sonuç olarak yine birbirine çok benzer üç oyun gördüğümü söyleyebilirim. Gizli mezarlar, savaş mekanikleri, yetenekler, toplanabilir ögelerin varlığı hala aynı şekilde devam ediyor.

İlk iki oyundan farklı olarak gözüme çarpan birkaç nokta var. Bunlardan ilki, oyunun yarı açık dünyasında bir pazar yerinin olması ve buradaki satıcılarla etkileşime geçebiliyor oluşumuz. Önceki oyunlarda da bir şeyler satan insanlar görüyordunuz ancak bu satıcılar öyle yaşayan şehirlerin tam da ortasında bulunmazdı. Hikayenin ilerleyişine göre önünüze çıkan bazı insanlarla alışveriş yapardınız. Zaten önceki oyunlarda bu kadar yaşayan bir şehir görmeniz de pek mümkün değildi (bir iki şehir hariç). Bu sefer Peru’da yerel halkın günlük hayatını, kültürel ögelerini fazlasıyla görebiliyorsunuz. Güney Amerika ile özdeşleşmiş olan Lama hayvanlarını her yerde görüyorsunuz hatta sevebiliyorsunuz. Yerel halkın günlük konuşmalarına şahit oluyorsunuz. Güney Amerika kültürünün nasıl işlediğini birebir görme fırsatı veriyor oyun size. Oyunun dünyasının bu kadar güzel ve yaşayan bir şekilde yapılması beni etkileyen şeylerden biri oldu. Yerel halkı, kıyafetleri ve çocukları gördükçe kendimi sıcacık bir ortamda hissettim.

lama

Yetenekler de yine ilk oyunlara benzer bir şekilde yetenek ağacı olarak devam ediyor. Yetenekler bu sefer kırmızı, yeşil ve mavi olarak üçe ayrılıyor: Scavenger, Seeker ve Warrior. Bu yetenekler de Lara’nın doğada hayatta kalmasına ve savaş anında kendisine sağladığı bazı avantajlardan oluşuyor.

Ek Paketler

Shadow of the Tomb Raider ek paketlerinde yine Lara için pek çok kıyafet var. Season Pass,  hikayeye 7 yeni gizli mezar, 7 silah, 7 yetenek ve 7 kıyafet ekliyor. Bunlar da oyuna yeni bir soluk getiriyor tabii ki.

Serinin ve Lara Croft’un Değişimi, Gelişimi

Lara’nın karakter gelişimine gelecek olursak bence Shadow of the Tomb Raider’daki Lara içi en doldurulmamış Lara Croft. Lara’nın hala bir amacı var evet, hala Jonah ile birlikte evet ve hala tarih kovalıyor, bunların hepsine evet. Ama bir boşluk var sanki. Lara’nın o önceki oyunlardaki ruhunu ben bu oyunda pek hissedemedim. Önceki oyunlarda kendimi Lara’nın yerine pek çok kez koydum. Hikayede hep empati yaparak ilerledim ancak üçüncü oyunda bunu yapamadım.

İlk oyunda gördüğümüz Lara insan öldürmeye korkan, daha kırılgan, hayatın zorluklarıyla pek karşılaşmamış bir Lara idi. Son oyuna doğru baktığımızda ise Lara’nın ne kadar güçlendiğini fark edebiliyoruz. Lara’nın kendi başına her şeyi alt edecek duruma geldiğini ve korkularının azaldığını görebiliyoruz. Hem Lara’nın oyun boyunca hayat ile ilgili söylediği sözler, hem de maceraya ve arkadaşlarına dair söylediği sözler çok hoş. Lara Croft, zorluklara karşı nasıl göğüs gerileceğini öğretiyor. Sınırlarımızı nasıl aşabileceğimizi bize çok iyi gösteriyor. Seri boyunca bizi belki de gidemeyeceğimiz yerlere götürüyor: Japonya, Peru, Rusya… Bütün bu ülkelerin tarihi mitlerini Lara ile dolaşmak, Lara’nın maceralarına tanıklık etmek çok güzel. Oyunların zaten en güzel yanı da bu bence. Oyunlar bizi olamayacağımız karakterler haline büründürüp dünyanın çeşitli köşelerini bize bir bir gösteriyor. Uzakları yakın hale getiriyor, sadece bir ekrana koca hikayeler sığdırıyor. Tomb Raider serisi işte bütün bunların hepsini başarıyla yapıyor bence.

tomb raider 2013

Son Olarak…

Seriyi eğer oynarsanız pişman olmayacağınızdan eminim. Lara’nın ve serinin değişimini görmek umarım sizi de heyecanlandırır, size de keyif verir. Üç oyun boyunca Lara’nın zamanla nasıl değiştiğini ve ne kadar güçlü hale geldiğini görmek çok güzel. Kendi adıma üç oyunu da kendimi Lara’nın yerine koyarak oynamaya çalıştım. Bu yüzden bu serinin yeri bende hep ayrı oldu ve hep de öyle olacak. Ben elimden geldiğince seriyi ve gelişimini size anlatmaya çalıştım. Buraya kadar benimle beraber geldiğiniz ve sabırla okuduğunuz için teşekkürler!

Peki Tomb Raider serisi hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Bize her zaman ulaşabilirsiniz. Diğer haberlerimizi okumak için de buraya tıklayabilirsiniz. Yazıyı, Lara Croft’un Tomb Raider’da (2013) söylediği güzel bir söz ile bitirmek istiyorum. Şimdik hoşçakalın! 

” In our darkest moments, when life flashes before us, we find something. Something that keeps us going. Something that pushes us…”

Bizi takip edin!

Bir Cevap Yazın