The Queen’s Gambit: Netflix Kaliteli Şeyler de Yapabiliyormuş

Netflix, içerik sayısını arttırma telaşıyla dizi ve film bombardımanı yaparken kaliteyi bir hayli düşürdü. Nitelik değil niceliğe önem vererek kendi standardını epey aşağı çekti. Netflix, politikalarını bu yönde ilerletince de ne yazık ki çıkartacağı yeni işlere ister istemez ön yargılı yaklaşıyoruz. İzlesek de izlemesek de bir şey değişmiyor ve bittiğinde de fena değilmiş, lzlemesem de olurmuş gibi yorumlara ağzımızdaki yavan tat eşlik ederken Netflix’in başından kalkıyoruz. The Queen’s Gambit de uzaktan bakıldığında öyle gözüküyordu. Peki gerçekten öyle mi? Şaşırıracaksınız ama Netflix’in en kaliteli işlerinden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Hatta zaman zaman Amazon Prime veya HBO dizisi gibi bir hissiyat da aldım. 

The Queen’s Gambit nedir?

The Queen’s Gambit, Walter Tevis‘in 1983 tarihli aynı adlı romanına dayanan bir mini dizidir. Dizi, Scott Frank ve Allan Scott tarafından oluşturuldu. Anlatım tarzı ve hikaye açısından o kadar doğal ki sanki gerçek bir olaydan esinlenilmiş gibi hissettiriyor. Tek kamera ile kesintisiz çekimlerin yumuşaklığıyla da daha doğal ve sürükleyici olmuş. Satranç bilmeseniz de keyifle izleyebileceğiniz The Queen’s Gambit’teki satranç sahnelerin hepsini Garri Kasparov hazırlamış. Doğal olarak bir hata görmekten çok etkileyici oyunlar izlerken kendinizi buluyorsunuz. Gelelim dizinin ana karakteri Beth Harmon‘a…

Bir kahraman yolculuğu

Beth Harmon, 9 yaşında yetim kalmış küçük bir çocuk. Travmalarıyla savaşırken birden satranç ile tanışıyor ve çok hızlı öğrenerek kendini geliştiriyor. Bu sahnelerde müziklerle birlikte çok eğlendim, dizinin başından kalkamadım. Dizinin ilk bölümleri gerçekten ayrı tondaydı. Split ve The Witch‘ten tanıdığımız Anya Taylor-Joy (Beth Harmon) da tatmin edici performans göstermiş. Süper bir zekaya ve yeteneğe sahip bir ana karakterin önüne çıkan engelleri anlatan hikayeleri seviyorsanız The Queen’s Gambit tam size göre.

Dizide Kral Katili Güncesi gibi paraya sürekli ihtiyaç duyulması hoşuma gitti. Kvothe, üniversite veya kendi ihtiyaçları için nasıl para arayışına giriyorsa Beth de minicik bir satranç dergisi için bile para bulmaya çalışıyor. Turnuvalara katılıyor, güçlü rakipleri karşısında ter akıtıyor. Bu sahneleri nefesimi tutarak izledim. Satranç sahnelerini olabildiğince kısa tutarak ve basitçe açıklayarak seyirciyi sıkmamayı başarmışlar.

Yan karakterlerin eğlenceli olması, Beth’in süper yeteneğine rağmen hepimizin yaşadığı sorunları yaşaması ve en iyi satranç oyuncusu olmayı başarabilir mi heyecanıyla izlediğimiz bu mini dizimiz gerçekten harikaydı. Nefes tutarak izleyeceğiniz, doğal ve yumuşak akıcılığı ile sürükleyen bu mini diziyi, listenize kesinlikle eklemelisiniz!

Bizi takip edin!

Bir Cevap Yazın