The Last of Us Part II: Kim Haklı?

Last Of Us Part II çıkışını gerçekleştirmesinin ardından oyun severleri ve serinin hayranlarını ikiye ayırdı. Oyunu oynayanlar ya çok beğeniyor ya da hayal kırıklığına uğruyordu. Oluşan hayal kırıklığının en büyük sebebinin de oyunla ilgili büyük tartışmaların odak noktası olan Abby karakteri.

Yazımız spoiler içerir.

Abby kime göre kötü?

Büyük çoğunluğun yaptıkları sebebiyle nefretle baktığı Abby, aslında o kadar da kötü bir karakter olmayabilir mi? Bu yazıda biraz da empati yapalım dedik. Olaylar aslında ilk oyunun sonuna bağlanıyor. Joel’in Ellie’yi Saint Mary’s hastanesinden kurtarmasının sonuçlarının çok büyük olacağı belliydi ancak oluşturduğu bu hikaye bize bambaşka bir boyutu göstermiş oldu. Joel’in Ellie’yi kurtardığı zaman öldürdüğü doktorlardan biri Abby kızımızın babası Jerry Anderson’dı ve bu onu çok büyük bir intikam isteğiyle doldurup taşırdı resmen. Bunun üzerine Abby’nin aşk beslediği Owen’ı ve onun hamile sevgilisi Mel’i de öldürmemiz pek yardımcı olmadı tabii.

Oyunu oynayan büyük bir çoğunluk hem Joel’e yaptıklarından dolayı hem de oyunun ciddi bir bölümünü kendisiyle oynamak durumunda olmaktan dolayı Abby’den nefret ediyor. Bu nefretin altında başka sebepler de yatıyor tabii. Ancak esas kızımız Ellie’nin intikam almak için ne kadar çok sebebi varsa Abby’nin de sebepleri bir o kadar anlaşılabilir. Joel’e olanları görüp erken yargılamaktansa Abby ile oynadıkça, karakterini tanıdıkça ona olan bakış açınız da değişiyor. Tabii bu bakış açısını değiştirebilmek için biraz da empati yapmak gerekiyor. İlk oyunu Abby ile oynasak ve Joel ile Ellie’yi Dr. Jerry Anderson öldürülene kadar tanımasak olaylara bakış açımız nasıl olurdu mesela?

Eski karakterlere benzerlik

Abby’nin aslında Scar olan Lev ve Yara ile kurduğu yakınlıktan itibaren yaşadıkları bize onun farklı bir yüzünü gösteriyor. Abby bir bakıma Lev’in Joel’i gibi oluyor ve bu durum oyuncuları ikiye ayıran kısmın başlangıcı oluyor aslında. Abby başta bir villain gibi görünse de kendisini bu görüntüden kurtarmayı başarıyor bir bakıma. Lev’e olan bağı, yolculukları sırasından ona öğrettikleri ve öğrendikleriyle bize başka bir ikiliyi hatırlatıyor değil mi?

Oyun aslında bizlere hikayeyi farklı bir açıdan sunuyor ve bize empati yapma fırsatı tanıyor ancak bazıları bu fırsatı direkt olarak görmezden gelip onu oyun tarihinin en kötü kalpli karakteri olarak hedef gösteriyor. Bu kadar güçlü bir kadın karakteri görmek bazıları için rahatsızlık verici bile olmuş olabilir ki bu işin korkutucu kısmı. Abby, bir bakıma da insanların gözlerindeki bazı önyargıları da yıkıyor. Oldukça kaslı bir yapısı olan karakterimiz bazı kesimler tarafından saçma bir biçimde bu yüzden de eleştiriliyor. Bir kadın karakter güzel, sevimli veya çekici olmak dışındaki özellikleriyle de başarılı olabilir ve Abby bunu bize en başarılı yoldan gösterdi.

Oyun bir yerde bizleri intikam duygusuyla sınıyor, memnun kalmak kalmamak başka bir şey ancak bunu amacına uygun bir şekilde çok güzel yansıtıyor. Bize Abby’nin kontrolünü vererek bir bakıma oyuncuları sınaması ve bunu başarılı bir şekilde yansıtması farklı reaksiyonlara yol açmış oldu. Oyunu rasyonel bir şekilde oynadığımız zaman daha çok keyif alabileceğimizi bizlere gösteriyor.

Sosyal medya linçlerinin doğurduğu kötü sonuçlara hepimiz şahit olurken Abby’i seslendiren Laura Bailey’nin serinin bazı hayranlarından ölüm tehditleri almasına kadar gidecek bir nefreti tam olarak anlamlandırmak zor. Ama oyunun yazarı Neil Druckmann ve Abby karakterini seslendiren Laura Bailey’in ne kadar muhteşem bir iş çıkardığını görmek için oyunu gerçekten farklı bir bakış açısıyla oynamanız gerekiyor.

Bizi takip edin!

Bir Cevap Yazın