The Boys: Alışılagelmişin Dışında Bir Dizi

Öncelikle herkese selamlar!

İkinci sezon bitmeye yakınken The Boys’un başarısını anlatmak istiyorum. Amazon Prime, sektöre biraz geç girse de rakiplerini şimdiden geride bırakmaya başladı. Her kitleyi kendine çekmek için Netflix’in uyguladığı bazı politikaları Amazon Prime uygulamıyor. Buna rağmen bu başarıyı yakalaması gerçekten çok mutluluk verici. 8 bölümden oluşan ve bölüm sayısı izleyiciye asla yetmeyen bu diziye hazırsanız  başlıyorum. 

Dönemimizin popüler akımı süper kahramanlar olduğu için sürekli aynı tatta diziler ve filmler izlemek zorunda kalıyoruz. Tam da bu bunalımı yaşarken The Boys çıkageldi. Çizgi romandan uyarlanan bir başka süper kahraman dizisi diyerekten önyargılarımız varken The Boys tokat gibi çarptı. Bu kahramanlar, bildiğimiz ahlaklı ve adalet anlayışını ön plana çıkartan kahramanlardan değiller. The Boys, DC Comics‘e bağlı olan WildStorm etiketiyle çıktı. Tabii DC kendi kahramanlarını bu halde görünce seri ile yollarını ayırdı.

Sert Bir Süper Kahraman Yapımı

Çizgi roman, +18 konularını, sınırlarını zorlayarak işliyor. Dizide elbette bu biraz yumuşatılmak zorunda kalınmış. Yozlaşan ve toplumun güvenliğini pek sağlayamayan bu süper kahramanlarımız gücün etkisine kapılmış durumda. Öldürmekten asla çekinmeyen kahramanlarla birlikte vahşetin tavan olduğunu daha ilk dakikalardan gösteren bu diziye ne desek az kalır. İzleyicilere gerçekten istediğini veriyor. Superman‘in kötü ikizi olan Homelander bize bunu çok güzel gösteriyor. Homelander, vicdanı olmayan, egoist ve süper gücünün altında asıl kişiliğini kaybeden biri olarak sürekli gerilim yaratıyor. Dizide kendini kaybetmeyen kahramanlarımız da var. Genel olarak düşünürsek, günümüzde kahramanlar olsa dizidekiler gibi olurdu. Gerçekçiliğinden ötürü haneye artı puan ekliyor. Sonuçta kimse kendinden ödün vermez.

2. Sezonda Bol Mizah ve Gönderme

Kara mizah ögelerinin de bolca mevcut olduğu bu dizi insanı bir hayli güldürüyor. Yeni sezon da bu konuda başarısını devam ettiriyor. Josstice League filmi ve Seven adlı bir film çekimini dizide barındırarak çok iyi dalga geçiyor. Psikiyatri merkezinde geçen sahnede de şok edici mizahını beklenmedik bir şekilde gösterdi. Stormfront‘un Homelander hakkında yaptırdığı memelerden bahsetmeden geçmek olmaz. Stormfront, Twitter’daki trollerden esinlenerek yazılmış. Senaristlerimiz Twitter mizahını oldukça yakından takip ediyor. Black Noir hakkında bu sezonda da henüz bir şey göremedik. Eğer çizgi romandaki gibi olursa izleyicileri bir kalp krizi bekliyor demektir.

Oyuncu seçimleri açısından da dizi gayet başarılı. Karl Urban ve Toni Starr tam nokta atışı seçimler olmuş. Çizgi romanda Hughie karakteri Simon Pegg‘in görünüşünden esinlenerek çizilmiş Dizide ise Simon Pegg’i Hughie‘nin babası olarak görüyoruz. Çizgi romanlara tatlı bir gönderme olmuş diyebiliriz.

Daha 2. sezon başlamadan gelecek sezon için yeni oyuncuları açıklamaya başladılar. Jeffrey Dean Morgan’ın olacağı daha önceden de bahsedilmişti. Jensen Ackles ise Soldier Boy olarak diziye katıldı. Aile yavaş yavaş toplanmaya başladı. Şimdiden 3.sezonu iple çekiyorum.

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Başka bir yazıda görüşmek üzere.

Bizi takip edin!

Bir Cevap Yazın