Raised By Wolves: Ridley Scott’tan Mitik Bir Bilimkurgu

Selamlar Geeklik ve Ötesine Okurları!

Umarım hepinizin keyifleri yerindedir. Zira ben şu anda mutlu bir şekilde yazıyorum bu yazıyı. Raised By Wolves’un sezon finalini izleyeli henüz yirmi dakika oldu. Bittiği gibi hemen bu yoğun bilim kurguyu yazıya dökme ihtiyacı hissettim. Sizlere spoilersız olarak anlatmaya çalışacağım. 

HBO günümüzde en kaliteli dizileri yapan kanallardan biri. Yakın zamanda HBO Max adı altında da yeni servislerini kullanıma sundular. Raised by Wolves da hayatlarımıza bu noktada girdi. Dizinin yapımcıları arasında bilim kurgu sinemasının önemli isimlerinden Ridley Scott’ı görüyoruz. Ayrıca kendisi ve oğlu Luke Scott bazı bölümlerin yönetmenliğini de üstlenmiş.

İNSAN IRKININ KADERİ İKİ ANDROİDİN Mİ ELİNDE?

Raised by Wolves evrim ve dini temelinde barındıran bir yapım aslında. İnsanlığın büyük yok oluşunun ardından Kepler 22b gezegenine gönderilen, “Anne” ve “Baba” etrafında geçiyor dizi. Anne ve Baba’nın görevleri, gezegene indikleri gemide bulunan embriyoları büyütüp kolonileşmek. İşte burada işler birazcık karışıyor arkadaşlar. Dizide Mitraistler ve Ateistlerin taraf olduğu bir din savaşı var. Anne ve Baba’nın kim tarafından gönderildiğini ise bilmiyoruz. Bu dini ögelerin üstüne bir de ilerleyen bölümlerde yaşanan hem psikotik hem mitolojik olaylar da eklendiğinde başlıkta söylediğim Mitik Bilim kurgu sınıfına erişiyoruz. Roma Mitolojisinden, Hristiyanlık’a göndermeler görüyoruz dizinin ilerleyen bölümlerinde. 

SİSLİ DAĞLAR, ÇORAK TOPRAKLAR…

Gezegenimizden bahsedelim biraz da o halde. Kepler 22b’nin bilinmezliğini, gizemini iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Gerek dizinin çekildiği mekanlar gerekse de renk paletinin griliği burada en önemli faktör diyebiliriz. Dizi Güney Afrika’nın başkenti Cape Town’da çekilmiş. Mekan seçimleri beni çok hayran bıraktı açıkçası. Tam o “hayatın olmadığı gezegen” izlenimini veriyor sizlere. Sahne geçişlerindeki dağlar ve sislerin akışı da cabası bu hissin verilmesinde. Ne kadar artık eski kalitesinde olmasa da ben bu bilinmezlik hissini The 100’ın ilk sezonlarında yaşamıştım en son. Bu gezegenin yani Kepler 22b’nin en önemli yanı gerçek olması. Kepler 22b, 2011’de keşfedilen potansiyel bir dünya. Atmosferik özellikleri dünyamız ile benzerlikler taşıyor. Raised by Wolves’un da bunu seçmesine şaşırmamak lazım tabii ki.

KALDI GERİYE CEVAPSIZ SORULAR…

Final bölümü, bazı sorulara cevap vermiş olsa da cevaplanmayı bekleyen azımsanamayacak miktarda soru da bıraktı. Kaliteli bir sezon finali olduğunu söyleyebilirim. Beğenmeyenleriniz de olabilir tabii. Ama dizinin tüm sezon boyunca ilmek ilmek dokuduğu, sakin sakin bize vermeye çalıştığı bu hikaye için çok ideal bir final olmuş. Finalde ikinci sezonun, ilk sezonun da üstüne çıkacağının sinyallerini gördük. Yeni karakterlerle birlikte etkileyiciliğini artıracağını düşünüyorum. Umuyorum ki kalitesinde eksilmeler olmaz ve biz de böyle kaliteli bir bilimkurgu dizisi izleyemeye devam ederiz.

BİZZAT ANDROID OYNATMIŞLAR!

Tamam teknoloji olarak bu kadar da ilerlememiş olabiliriz ama neden bunu söylediğimi anlayacaksınız. Raised by Wolves oyunculuk olarak çok yerinde bir yapım. Anne karakterini oynayan Amanda Collin’i umarım daha iyi yerlerde de görebiliriz. Çünkü bunu gerçekten hak ediyor. Kadın bizzat android yahu! Onun haricinde benim diziye asıl heyecanlanma sebebim olan Travis Fimmel’a gelelim. Vikings sever misiniz bilmem ama bende yeri çok ayrı bir dizidir. Fakat Travis için bu dizide şöyle bir sıkıntı var; karakteri Ragnar Lothbrok’un aynısı. Bunu fark edince ona karşı tutumum biraz negatifleşti açıkçası.

Baba karakterini oynayan Aboubakar Salim’de çok güzel bir iş çıkarmış. Kendisini belki de Assasin’s Creed: Origins’ten Bayek’i seslendirmesiyle tanıyor olabilirsiniz. Amanda Collin ile aralarındaki uyum çok doğal hissettiriyor. Raised by Wolves’un Amanda Collin’den sonraki yıldız ismi Campion rolünü oynayan genç oyuncu Winta McGrath. Dizinin zaten genel olarak genç oyuncular açısından kalitesi yüksek, hepsinin oyunculukları yerinde ve asla sırıtmıyorlar.

Benimle buraya kadar yolculuk ettiyseniz size şükranlarımı sunuyorum. Umarım okurken keyif almışsınızdır. Siz neler düşünüyorsunuz? Lütfen bizimle paylaşın!

Sol Sizi Kutsasın Dostlarım!

Bizi takip edin!

Bir Cevap Yazın