Yeni Favori Animasyon Filmim: Onward

Dan Scanlon’un yönettiği, Chris Pratt ve Tom Holland’ın seslendirme kadrosunda harika bir kimya ortaya çıkarttığı Onward için hiç şüphesiz favorilerim arasında kendine en ön sıradan yer buldu diyebilirim. Zaten devam filmleri ve remakelerin işgaline uğrayan animasyon dünyasında son zamanlarda dişime göre bir şey bulamıyordum. Fragmanları ve görsellerini gördüğümde bende heyecan dalgaları yaratmış olan Onward, beklentilerimin üzerine büyük bir ivme ile çıkmayı başarıp beni oldukça şaşırttı. Bunun ise adlandırabildiğim ve tam adını koyamadığım pek çok sebebi var.

onward-estudio-de-animacion-pixar

Bir Dungeons and Dragons macerasına benzer yapısı

Onward, babalarını bir büyü sayesinde sadece tek bir günlüğüne geri getirip onunla bu değerli ve kısa zamanı geçirmek isteyen iki kardeşi anlatıyor. Ne yazık ki onu geri getirmeleri için gereken bir parçayı kaybediyorlar ve yeni bir tane edinmek için belirsizliklerle dolu bir yolculuğa çıkıyorlar. Basit fakat bir frp macerası için kusursuz bir anahtar. İşte Onward’ı güzel yapan şey de bu tür rol yapma oyunlarını çok seven kitlenin içini gıdıklayacak bir yapıya sahip olması. Sanki attıkları adımlarda bir zar attığınızı hissediyorsunuz, kullandıkları speller, ufak göndermeler sürekli yüzünüzü güldürüyor.

Onward, eskiden büyüye ve görkeme sahip ancak zaman değiştikçe tüm bu alışkanlıkların zamanın içinde kaybolup modernleştiği bir dünya üzerine kurulu. Bu yüzden eskiden görkemli olan unicornların birer sokak kedisi gibi çöp karıştırdığı, alevler içinden silahını savurarak gelen Mantikor’un (bir aslan vücuduna, insan yüzüne, köpek balığı dişlerine, yarasa kanatlarına, akrebin ya da ejderhanın kuyruğuna sahip olan efsanevi bir yaratık) ufak bir restoran işlettiği, büyülü ufak perilerin motor sürüp serserilik ettiği bu dünya sıklıkla yüzünüzü güldürüyor.

ONWARD
…evet Mantikor bu

Güldüren ve ağlatan harika karakter kimyası

Öve öve bitiremediğimiz büyüleyici Onward evreninin sakinleri de elbette ki kolayca bağlanabileceğiniz karakterlerden oluşuyor. Aile temasını işlemek için seçtikleri iki kardeşin arasındaki zıtlık ve yakınlaşmaların doğallığı, yaşadıkları olayların aralarındaki ilişkiye yerinde ve zamanındaki etkileri kesinlikle filmi daha da yükselten etkenlerden. Öyle ki aşina olduğumuz filmlerde, kitaplarda, dizilerde sıklıkla yer bulan aile bağları teması alışık olduğumuz bir şey olmasına ve Onward da bundan daha farklı bir şey sunmuyor olmasına rağmen sonunda gözlerimi yakan bir ağlama isteği ile doldum. Filmi kendi başıma izliyor olsaydım kesinlikle kolaylıkla gözyaşlarım sel olmuştu.

Chris Pratt ve Tom Holland’ın seslendirmesi de bu iki karakterin arasındaki harika kimyaya güç kazandırmış. Olayların ilerlemesiyle hikayeye dahil olan diğer tüm karakterlerle de kolayca bağ kurabiliyorsunuz. Üstelik hepsi o kadar eğlenceli karakterler ve filmin kendine özgü mizahı öylesine dengeli ve zorlamadan uzak ki bizi sıklıkla güldürdüler.

maxresdefault
Tom Holland ve Chris Pratt

Sonuç olarak Onward’ı izlerken hiçbir şekilde formüle film yapısı kıyıya vurur gibi gün yüzüne çıkıp gözüme çarpmadı. Bir bardak sıcak çikolata içmişim gibi boğazımdan aşağı sıcacık ve yumuşacık akıp gitti. Bana 1 saat 40 dakika boyunca sürekli farklı farklı duygular yaşattı. Bittiğinde ise yüzümde tüm bu duyguların bir yumağı olan buruk bir gülümseme vardı.

Sessiz bir çıkış yakalayan Onward bende çok özel bir yer edindi kendine. Kesinlikle siz de bu büyülü dünyaya küçük bir gezi yapmalısınız.

Bizi takip edin!

Bir Cevap Yazın