Karantinada İzleyebileceğiniz 8 Dizi

Pandemiden dolayı her şeyi izledim ve tükettim diyorsanız bir de bizim önerdiklerimize bakın. İçlerinde hem mini dizi hem de 1’den fazla sezonu olan dizileri sizler için seçtik.

Your Honor

Bryan Cranston’ın başrolünü üstlendiği Your Honor, son zamanlarda çıkan en iyi diziler listesine adını yazdırmıştır. Konusuna gelecek olursak… Michael Desiato (Bryan Cranston) New Orleans’da yargıçtır. Karısını kaybedeli 1 yıl olmuştur. Ölüm yıl dönümünde Michael’ın oğlu olan Adam annesinin öldüğü yere gider. Dönüşte herkesin hayatını değiştirecek bir kaza olur. Adam, mafya ailesi olan Baxter’ların oğluna arabayla çarpar ve kötü bir vaziyette ölür. Kana karşı hassas olanların bu sahneleri izlemelerini tavsiye etmem. Dizi bu konuda asla çekimser davranmamış. Adam, babasına olan olaydan bahseder ve polis merkezine gittiklerinde öldürdüğü kişinin mafyanın oğlu olduğunu öğrenirler. Teslim olmaktan vazgeçerler. Çarptığı arabanın kaybolması için siyahi bir insanı tutup çalma süsü vermesini isterler. Tabii her zaman olduğu gibi olan masum insanlara oluyor.

Bölümler geçtikçe dizi daha da heyecanlanmaya başlıyor. Diğer bölüme geçmek için sabırsızlanabilirsiniz. Michael karakterini biraz Walter White ile bağdaştırmak mümkün. Kıvrak zekasını yine hayran şekilde izliyoruz ve yine evladından pek bir hayır görmüyor. Diziyi izlerken sıkça laf edebilirsiniz. Konuyu toparlamak gerekirse 10 bölümden oluşsa bile sistem açıklarını, hala insanları ten rengine göre yargılama olaylarına da değiniyorlar. Final bölümünü de Bryan Cranston yönetmiştir.

Sharp Objects

Psikolojik- gerilim türünde olan bu dizi Gillian Flynn’in aynı adlı romanından uyarlanmıştır. Sharp Objects, kasabasında öldürülen iki genç kızın hikayesiyle birlikte kendi geçmişini de çözmeye çalışan Camille Preaker isimli muhabirin yaşadıklarını anlatıyor. Uzun zamandır görmediği annesi ve üvey kız kardeşi ile bir araya gelen Camille’nin bir cinayeti çözmek için kendi geçmişinden yararlanmasının ardından işler iyice sarpa sarar. Dizinin başrolünü ise hepimizin hayran olduğu Amy Adams üstleniyor. İlk başta biraz ağır ilerliyor gelebilir ama daha sonra sizi içine çekecektir. Dizi tek sezon olup 8 bölümdür.

A Young Doctor’s Notebook

Rus edebiyatının en güçlü isimlerinden biri olan Mikhail Bulgakov’un mini öykülerinden uyarlanmıştır. Rus devriminin yeni yeni ortaya çıkmaya başladığı bir dönemde, küçük bir köyde doktorluk yapan Vladimir Bomgard’ın hikayesini anlatıyor. Doktor, modern çağa yeni girmeye hazırlanan bu köyde, batıl inançlı hastalarla uğraşmakla kalmayıp, aynı zamanda kendi kariyer planını da sürekli olarak kafasında kurmaktadır. Bu karakterin orta yaşlı halini Jon Hamm, genç halini ise Daniel Radcliffe canlandırıyor. 2 sezon olup toplam 8 bölümdür. Gülmek istiyorsanız göz atmanızı tavsiye ederim.

Luther

John Luther (Idris Elba), başarılı bir dedektif iken dürtülerine yenik düşmesi sonucu bir hata yaparak yaklaşık 7 ay kadar mesleğinden uzaklaştırılır ve döndüğünde ise hiçbir şey eskisi gibi değildir. Evliliğinde bazı problemler ortaya çıkmıştır ve yaptıklarından dolayı hissettikleri ile arka plana itmeye çalıştığı iç dünyası arasında bir savaş hakimdir. Mesleğine geri döndüğünü öğrendiği gün, karşısına çıkan davada tanıştığı sanık Alice Morgan ile arasında garip bir bağ oluşur. Başarılı dedektifimiz meslek arkadaşları ile birlikte çeşitli davaları çözmeye çalışırken yer yer onun iç dünyasına ve özel hayatına dahil oluyoruz. Suç,gerilim,drama türünde olan Luther 5 sezon 20 bölümdür.

Banshee

Bir zamanlar ülkenin en ünlüleri arasında yer alan mücevher hırsızı hapishaneden yeni çıkmıştır. Yeraltı dünyasından bir arkadaşının yardımıyla, hapishaneye düşmesine neden olan soygundan kazandıklarına sahip olan eski ortağının peşine düşer. Ama aradan 15 yıl geçmiştir ve Anna olarak tanıdığı kadın artık Carrie ismini kullanan saygın bir emlakçıdır. Pırlantaların peşine düşen mücevher hırsızımız, kasabaya yeni şerif ile aynı anda gelir ama birkaç olaydan sonra kahramanımız Şerif Lucas Hood kılığına girer ve kasabaya kendisini öyle tanıtır. Banshee korkunç derecede kanunsuz bir kasabadır. Hood’da hemen bu durumu benimser, ancak bir yerlerde Bay Tavşan ismiyle tanınan bir patron daha vardır. Bu adam da on beş sene önce pırlantalarını çalan ikiliyi aramaktadır. Dizinin başrolünü The Boys ile kendine hayran bırakan Antony Starr üstleniyor. Pek bilinmeyen biri dizi olduğundan izledikten sonra iyi ki izlemişim diyeceksiniz. Tabii izlerken şerif ile göz göze gelmemeye dikkat edin. 4 sezon 38 bölümdür.

 Maniac

Her biri kendince sebeplerden ötürü gizemli bir ilaç firmasına deneklik yapan iki yabancı olan Annie Landsberg (Emma Stone) ve Owen Milgrim’in (Jonah Hill) hikayesini konu alıyor. Annie annesi ve kız kardeşi ile ilişkilerini koparmış ve amaçsızdır. Zengin bir New Yorklu sanayicinin beşinci oğlu olan Owen ise tüm hayatını tartışmalı bir şizofreni teşhisi ile mücadele ederek geçirmiştir. İkisinin de hayatı çığrından çıkmışken, Dr. James K. Mantleray kendilerine radikal bir farmasötik tedavi vaadinde bulunur. İlacın yaratıcısı Dr. Mantleray bu tedavinin akıl hastalıkları ve kalp kırıklıkları gibi akılla ilgili her türlü sorunu iyileştirebileceğini öne sürer, üstelik üç günlük deneme programında hiçbir yan etki ya da komplikasyon görülmeyeceği ve deneklerin yaşadığı tüm sorunların sonsuza dek çözüleceği iddia edilir. Ancak işler hiç de planladığı gibi gitmez. Karakterlerimizi birden fazla kılıkta izliyoruz. Emma Stone’a aşık değilseniz bu diziden sonra kesinlikle aşık olacaksınız. 1 sezon 10 bölümdür.

Olive Kitteridge

Elizabeth Strout’un Pulitzer ödüllü romanı “Olive Kitteridge”den uyarlanmıştır. Sert görünümünün altında sıcak bir kalbe sahip olan Olive Kitteridge’in gözünden hayatı izliyoruz. 25 yılı kapsayan hikaye Olive’in eşi Henry, oğlu Christopher ve çevresindekilerle kurduğu ilişkilere odaklanıyor. Zaman zaman Olive’e davranışlarından dolayı kızsak bile asla kötü bir amacı olmadığını biliyoruz. Bazı insanlar duygularını açıkça gösteremiyor. Oscar ödüllü Frances McDormand her zamanki gibi oyunculuğu ile kendine hayran bırakıyor. Richard Jenkins ve Bill Murray de Frances McDormand’a eşlik eden oyunculardan. 7 Emmy ödülünün sahibi olan mini dizi 4 bölümden oluşuyor.

Unorthodox

19 yaşında olan Esty, Williamsburg, Brooklyn’deki’deki gerici Ortodoks bir topluluk arasında yaşayan ve mutsuz bir evliliğe sahip olan bir kadındır. Kendisini farklı olan tanımlayan Esty, ne evliliğine adapte olabilmiştir ne de ailesine. Bütün her şeyden bunalan Esty, yeni bir hayata başlamak için Berlin’e annesinin yanına kaçar. İlk gününden üniversite öğrencileriyle arkadaş edinir. Gerçek dünyayı ve kendini keşfetmeye başlar. Bir yandan kocası ve kocasının kuzeni Esty’i geri götürmek için Berlin’e gelir. Kovalamaca başlar. Dizi, flashbackler ve günümüz arasında ilerliyor. Bu açıdan başarılı olmuş. Modern Çağda hala kadınları gerici kafa zihniyetini benimsetmeleri maalesef üzücü. Kadınlar, erkeklerin baskıları olmadan özgürce yaşamalı. Mini Dizi olan Unorthodox 4 böümden oluşuyor.

Diziler hakkındaki yorumlarınızı bizlerle paylaşmayı unutmayın.

 

Bizi takip edin!

Bir Cevap Yazın