God of War Roman Uyarlaması: Okunmalı Mı?

Çıktığı zaman bir hevesle alelacele aldığım daha sonra kitaplık rafında uzunca bekleyen God of War Resmi Roman Uyarlaması‘nı tozlarından kurtarıp okumaya karar verdim.

Kitabı Oyunundan Ayıran Ne?

God of War kitap uyarlaması en basit haliyle, oyunda gerçekleşen tüm olayların ve durumların hiçbir şey kaçırmayacağınız şekilde kelimelere ve sayfalara dökülmüş hali. Fazladan hiçbir şey anlatmadığı gibi eksik hiçbir şeyi de yok. Oyunda dinamik bir şekilde sırt kamerasından peşine düştüğümüz Kratos‘u, şimdi de kelimelerin ardından takip ediyoruz. Üstelik oyunun yönetmeni Cory Barlog‘un babası J.M. Barlog olay sıralamasını ve kitabın akışını oldukça ustaca kaleme almış. Oyunda nasıl hikaye ve işlenişi bir bütün hissettiriyorsa, kitabın akışı da bu bütünlüğü kendince şekillendirerek korumayı başarmış. Kitabı okurken oyunda kaçırdığım ufak tefek ayrıntıları yakalamak beni mutlu etti. J.M. Barlog, oyunu bir heykel gibi yontarak baktığınızda tamamını görebileceğiniz bir bütün haline getirmiş.

God-of-War-09

Yakın zamanda İskandinav Mitolojisi’ni konu alan kitapları tüketmiş olmamla da, çok sevdiğim God of War hikayesi benim için mitolojik bir boyuta da yükselmeyi başardı. Kratos ve Atreus ile tekrar çıktığım bu manevi yolculuğa İskandinav mitleri ile karşılaştırarak, olayları ve kişileri tanıyarak, ağzımda zaman zaman tanıdık tadı hissederek devam etmek bana büyük bir keyif verdi.

Bir Savaş Tanrısı’nın duyguları

”Yılın Oyunu” ismini hakkıyla sırtında taşıyan God of War’un, karakterlerini ve baba-oğul ilişkisini başarıyla işlediğine şüphemiz yok. Bunun kitaba yansıma şekli ise beklediğimden çok daha güçlüydü. Kitap, oyunda daha içine kapanık bir duruş sergileyen Kratos’a, babasına duygularını yansıtmaya çekinen Atreus’a ve diğer karakterlere daha parlak bir ışık tutuyor. Onların içinde bulundukları durumlar ve birbirleri hakkındaki düşüncelerini okumak oldukça özel hissettirdi. Oyunda halihazırda yakın hissettiğim bu karakterlere bir adım daha yaklaştırdı beni.

fret

God of War roman uyarlaması, sadece Kratos ve Atreus’u değil, Baldur ve Freya arasındaki anne-oğul ilişkisini daha da parlatmıştı. Ana karakterlerimizin uzak bakış açısından çok az tanıdığımız, kendi kişisel mücadele ve üzüntülerini yaşayan karakterlerden, anlayabildiğimiz, yerine koyabildiğimiz karakterlere dönüşmüşlerdi.

Gidecek çok yol var

Tıpkı oyunda olduğu gibi, Atreus’un annesinin ölümünden hemen sonrasında başlıyor kitap. Oyundaki ayak izlerini takip ederek tüm bir macerayı kitabın patikasında başından sonuna dek tekrar yaşıyoruz. Olay örgülerinin kitaba yedirilmesi ne kadar hoşuma gitse de zaman zaman karşılaştığımız engellerin çok fazla olduğunu hissettim. Oyunda karşımıza çıkan birkaç düşmanı alt etmek büyük bir problem yaratmasa da, bu durumu kitapta okumak akışı yavaşlatıyordu.

dcx

Okumalı mıyız?

God of War oyununu hiçbir şekilde deneyimlemediyseniz kitabı sizin için büyük bir fırsat sunuyor. Oynadıysanız ve çok sevdiyseniz, aynı atmosferin bu sefer daha farklı bir şekilde sizi çevrelemesi hoş hissettiriyor. Belki atlamış gözden kaçırmış olabileceğiniz boşlukları da doldurmanıza yardımcı olurken, karakterleri daha yakın hissetmenize olanak tanıyor. Oyundan farklı olarak size sunacağı hiçbir şey olmadığından okumadığınız takdirde, çok büyük bir şey kaçırmış da sayılmazsınız. God of War roman uyarlaması, tam olarak bir oyun kitabının olması gerektiği gibiydi. Kitabı elimden bıraktıktan sonra kafamda daha da netleşen, yerine oturan olay örgüleri ve karakter temellerinden sonra devam oyununu büyük bir heyecanla bekliyorum.

Bizi takip edin!

Bir Cevap Yazın