Erased: Başı Farklı Sonu Farklı

Erased, orijinal ismiyle Boku Dake ga Inai Machi, Netflix’te bir şekilde sürekli kendini bana hatırlatan ve başkaları tarafından da çokça beğenildiğini gördüğüm bir animeydi. Kendimi izlerken bulmam da bundan dolayı kaçınılmazdı. Toplamda 12 bölümden oluşan Erased, kısa sürede sizi soluksuz bırakacak bir hikayeye, olay örgüsüne, kolayca benimseyeceğiniz karakterlere ev sahipliği yapıyor. Açıkça ifade etmem gerekirse animenin büyük bir bölümünü tıpkı Müge Anlı benzeri bir program izler gibi takip ettim.

Kelebek etkisini gerçekleştiren kelebek olmak

Erased, 29 yaşındaki Satoru isimli karakterin hikayesinin ve onun çevresinde cereyan eden, Satoru’nun bizzat etkilediği olay örgülerinin etrafında dönüyor. Satoru ”uyanış” adını verdiği küçük anlar yaşıyor. Yanlış bir şeyin gerçekleşeceği anlarda zaman onun için birkaç saniyeliğine geriye akıyor. Satoru yanlış olanın ne olduğunu çözüp engel olmak, olası geleceği değiştirmek zorunda. Bu ”uyanış” animenin temel çekirdeğini oluşturuyor. Bu çekirdeğin etrafını kaplayan film şeritleri, Satoru’nun tüm hayatından oluşuyor. Ve 18 yıl önce bu film şeritlerine tamamen işlemiş, Satoru’nun şu anki hayatını derinden etkileyen bir olay yaşanmış.

Kahraman olmak

Satoru, bir süredir görüşmediği annesi tarafından ziyaret ediliyor ve bu ziyaretten çok kısa bir süre sonra annesi bir cinayete kurban gidiyor. Suç bir şekilde Satoru’ya yapışıp kalıyor. Bir şeyler garip, bir şeyler yanlış.

Katil yabancı biri değil, 18 yıl önce Satoru henüz çocukken belki de iz bırakmış biri, engellenememiş biri. 18 yıl önce Satoru’nun çevresindeki okul arkadaşlarından üçünü öldürmüş biri. Böylece ”uyanış” bir kez daha gerçekleşiyor ve Satoru’yu bu çocuk cinayetlerinin olduğu zamana, kendi çocukluğuna götürüyor. 29 yaşındaki Satoru artık 11 yaşında ve gelecekte annesinin öldürülmesine engel olmak zorunda. Öldürülen üç çocuğun yanında olup onları kurtarmak zorunda. Satoru kahraman olmak, geleceği değiştirmek zorunda.

Arkadaş olmak

Satoru, çocuk katilinin harekete geçmesini önlemek için herkesin yanında olmaya çalışıyor. Kahraman olmaya çalışırken hepsiyle derin bağlar kurmaya, arkadaş olmaya başlıyor. Bu küçük arkadaş grubu, animeye oldukça içinizi ısıtan ufak anlar kondurmuş. Öte yandan katilin planlarının bozulmaya çalışıldığı bölümleri buna zıt olarak çokça  gerginlik ve heyecan ile soluksuz izledim.

Atmosfer yönünden oldukça güçlü olduğunu söyleyebilirim, sürekli kar yağan, soğuk atmosferi de bunu bir hayli desteklemiş. Zaman zaman sıcaklığı ile içinizi ısıtması, yeri geldiğinde de buz gibi soğuk bir gerginliğe sürüklemesiyle ortaya çıkan zıtlık en güçlü yönlerinden biri.

Kazanan olmak

Ne yazık ki animeden puan eksiltebileceğim tek yanı bir türlü oturmayan, parçaları zorla birleştiriyor gibi görünen final sekansıydı. Sanki başı farklı bir anime, sonu da bambaşka bir seriye bağlanıyor gibiydi. Finali her ne kadar beğenmemiş olsam da animenin o noktaya varış biçimi, gidişatı kesinlikle izlenmeye değer kılıyor!

 

Bizi takip edin!

Bir Cevap Yazın