Circadian City: Potansiyeli Yüksek Türk Yapımı Oyun

Son zamanlarda üst üste yerli yapım indie oyunların isimlerini duyar olduk. Circadian City de bu yönde bizi sevindiren oyunlardan bir tanesi olarak adını yazdırdı. Hep birlikte Nowhere Studios‘un geliştirdiği bu oldukça keyifli oyuna bir göz atalım!

Saatlerinizi kolaylıkla bu oyuna kaptırabilirsiniz

Yaşam simülasyonu türündeki oyunların ne kadar bizi gerçek hayatımızdan koparıp götürdüğünü, esir tutabildiğini hepimiz biliyoruz. Pek çoğumuz normal hayatında yapmaya çok üşendiği işleri, bu tür oyunlarda yılmadan yapıp saatlerini harcadığı dönemlerden geçmişizdir. Circadian City, Sims ve Stardew Valley gibi yaşam simülasyonu oyunların en güçlü yanlarını bir araya getirerek; kendi dünyası ile harmanlayarak önünüze sunuyor. Önünüzde lezzetli kokular saçan bir tabak yemek gibi duruyor, bu yüzden iştahla yemeye başladığınızda durmanız epey zor.

Büyük şehirde başlangıçlar

Circadian City, en başta sizi hiç beklemediğiniz şekilde, kocaman binalarla dolu oldukça hareketli bir şehre götürüyor. Karakterimiz üniversite mezuniyetinin ardından bu büyük şehrin kucağında yeni bir hayata başlamaya çalışıyor. Yeni bir iş, yeni insanlar ve çevre, yeni alışkanlıklar… Burası oyunda gününüzü geçireceğiniz, keşfedip insanlarla tanışabileceğiniz Circadian Şehri. Oyundaki bu sekanslar bana zamanında Nintendo DS‘imde oynadığım Miami Nights‘ı hatırlattı. Şehirde yer verilen mekanlar, karakterler oldukça ilgi çekici ve detaylı şekilde dizayn edilmiş.

Erken erişimde olan ve bir yıl boyunca da öyle kalması planlanan bu tatlı oyunun elbette ki eksik veya değiştirilmesi gereken yanları da var. Mesela oyunların başında karakter tasarımına saatlerini harcayan ben, bu yönünün azıcık daha zengin olmasını dilerdim. Hele ki yaşam simülasyonu olan, çokça zamanımı vereceğim bu oyunda bunu daha da fazla dilerdim.

Şehri çevreleyen karakterler oldukça akılda kalıcı ve renkli. Diyaloglar biraz daha doğal bir akışa sahip olsa onlarla etkileşime girmek çok daha keyifli olabilirdi.

Rüya sekansları

Circadian City’nin en çok hoşuma giden yanlarından biri, iki farklı oyun gibi iki sekansa oynanış yerleştirilmiş olması. Gündüz işe gidip sosyalleşebilirken, gece uyumak için eve döndüğümüzde kendimizi ”oynanabilir” bir rüyanın içinde buluyoruz. Uykuya daldığınız anda Stardew Valley dediğimiz kısım devreye giriyor. Rüyanızda bir şeyler ekip biçebiliyor, craft edebiliyorsunuz. Bu kısımlar bence oyuna çok güzel yedirilip ortaya katmanları olan bir oyun çıkarmış.

Küçük bir ekip tarafından geliştirilen bu oyuna bir göz atıp potansiyelini görmenizi çok isteriz. Erken erişimde olduğu için elbette hatalar kaçınılmaz ancak hatalar düzeltildiğinde ortada oldukça detaylı ve keyifli bir iş olduğu kesin!

Bizi takip edin!

Bir Cevap Yazın